Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9515 E. 2024/9107 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9515
- Karar No
- 2024/9107
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/227 E., 2021/1378 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği; münhasıran nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği; suça konu eşyalar ile bir irtibatının olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, kaçakçılık suçu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında Osmaniye 1. Sulh Ceza Mahkemesinin dosya içinde yer alan iletişimin tespiti ve dinlenilmesi kararına istinaden sanık adına kayıtlı cep telefonunun dinlenildiği, buna bağlı olarak 07.12.2012 tarihinde kolluk görevlilerince yapılan uygulamada sanığın sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı kamyonun durdurulduğu, kamyonun arka kapaklarının ... kargoya ait mühürle mühürlendiği, fakat kamyonun branda iplerinin mühürde birleşmediğinin görüldüğü, Osmaniye 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/693 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden araçta yapılan aramada, aracın orta kısmında üzerinde Arapça yazıların yer aldığı 39 adet çuval içerisinde toplam 2300 kg kaçak çay ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmasında; kargo firmasında şoför olduğunu, araçta taşınan eşyalardan haberinin olmadığını, emekli aylığından başka gelirinin bulunmadığını buna istinaden gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli ödeyemeceğini beyan etmiştir. Malen sorumlu beyanında; aracını ... Kargo adlı şirkete kiraya verdiğini, sanığın da ara sıra bu araçta şoförlük yaptığını, araçta taşınan eşyadan haberinin olmadığını, olay günü aracı ...'ın kullandığını, ... kargonun eşyaları yükledikten sonra aracın Diyarbakır'a doğru yola çıktığını, ...'ın suçsuz olduğunu bu yüzden şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporuna göre, ele geçirilen çayların yabancı menşeli olduğu tespit edilmiştir. İletişimin dinlenilmesi ve kayda alınmasına dair karar ile soruşturma evrakına eklenen dinleme kayıtları dosyada mevcuttur. Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de, sanığın bu hususta herhangi bir ödeme iradesi göstermediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta kaçak çay ele geçirilmesi ve ele geçirilen çayların Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olmasına göre, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.