Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/6422 E. 2023/4726 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6422
Karar No
2023/4726
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 07.02.2009, 31.07.2010 HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, zamanaşımı nedeniyle düşme TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören vekili, katılanlar ... ve ... vekili, sanık ... Tunç müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî Onama, kısmî bozma, zamanaşımı nedeniyle düşme Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A.Sanıklar ... ve ... hakkındaki zamanaşımı nedeniyle düşme kararları yönünden; 1.Sanıklar hakkında kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (1163 sayılı Kanun) Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı anlaşılan sanıkların eylemleri nedeni ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun ( 5237 sayılı Kanun ) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemeler uyarınca; sanıklar hakkında suç tarihi olarak kabul edilmesi gereken yönetim kurulu üyeliği görev sürelerinin sona erdiği 07.02.2009 tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile düşme kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suçtan zarar gören vekili, katılanlar ... ve ... vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... hakkındaki mahkumiyet kararı ile sanıklar ..., ..., Galip Guçin ve ... hakkındaki beraat kararları yönünden; 1.Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin 1163 sayılı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı ve anılan madde uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ... bakımından 18.09.2012 tarihli savunma, sanık ... bakımından 18.12.2012 tarihli savunma ve sanıklar Galip Guçin, ... ve ... bakımından 16.01.2014 tarihli sanık savunmaları olduğu ve bu tarihlerden karar tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. C.Sanık ... Tunç hakkındaki mahkûmiyet kararı yönünden; 1.Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı Kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun' un 23 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usûlüne ilişkin aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ibaresinin seri muhâkeme usûlü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri uyarınca dosyanın seri yargılama usûlü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.1163 sayılı Kanun'un ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin anılan Kanunun Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun' un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun' un 251 inci maddeleri uyarınca dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre ise; Sanık hakkında 1163 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin altıncı fıkrası delaleti ile aynı Kanun'un ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan davaya konu sözleşmenin tarihi 29.07.2009 ise de, suç tarihinin sözleşmenin ve sanığın yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiği süre boyunca en fazla iddianame tarihine kadar temâdi ettiğinin kabul edileceği, aşamalarda tespit edilen sanık savunmalarında ise sözleşmenin feshedildiğine dair anlatımların da bulunduğu anlaşılmakla, iddianame konusu sözleşmenin feshedilip edilmediği tespit edildikten sonra, suç tarihinin belirlenmesi ve buna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR A.Sanıklar ... ve ... hakkındaki zamanaşımı nedeniyle düşme kararları yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2019/761 Esas, 2022/33 Karar sayılı kararında suçtan zarar gören vekili, katılanlar ... ve ... vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B-Sanık ... hakkındaki mahkumiyet kararı ile sanıklar ..., ..., Galip Guçin ve ... hakkındaki beraat kararları yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2019/761 Esas, 2022/33 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören vekili, katılanlar ... ve ... vekili ve sanık ...' nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C-Sanık ... Tunç hakkındaki mahkumiyet kararı yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2019/761 Esas, 2022/33 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile suçtan zarar gören vekili ile katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/6422, K. 2023/4726, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-6422-e-2023-4726-k-6110af90d48d