Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/616 E. 2023/940 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/616
Karar No
2023/940
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/701 E., 2013/434 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2012/701 Esas, 2013/434 Karar sayılı ek kararı ile uyarlama sonucu mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli ve 2012/701 Esas, 2013/ 434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, anılan Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın 10.07.2013 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmesine müteakip, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) yapılan değişiklik sebebiyle uyarlama yargılaması yapılmasının talep edildiği ve bunun sonucunda, Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2012/701 Esas, 2013/434 Karar sayılı ek kararı ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda sanığın 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birici fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmedildiği, uyarlama sonucu kurulan 04.12.2020 tarihli ek kararın itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.11.2022 tarihli ve 2022/4260 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142716 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142716 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında, 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun'un 31. maddesi ile yürürlükten kaldırılarak, anılan Kanun'un 54. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yapılan değişiklik üzerine atılı suçun 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde düzenlenmiş olduğu nazara alındığında, 1-Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2013 tarihli ilk kararında sanığın eyleminin, 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesi kapsamında olduğu değerlendirilmek suretiyle suç tarihi olan 25/05/2012 itibariyle sanığın lehine olan 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesinde "21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde yer alan düzenlemenin sanık lehine hükümler içerebileceğinden bahisle Cumhuriyet savcılığınca uyarlama yargılaması yapılması yönündeki talep üzerine, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18. maddesi ile 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerekirken, sanık hakkında uygulanmasına yer olmayan 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesi uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılarak hüküm kurulduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/1832 esas 2019/3352 karar sayılı ilamında yer alan, " İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama yargılamasına ilişkin kararda ilk kararda uygulanan vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında bir karar verilmemesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamayacağı belirlenmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2 nolu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin eklendiği ve 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği belirlenmiştir. 2. Dosya kapsamında yer alan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına göre, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 11.056,51 TL olduğu, bu nedenle suç tarihi olan 25.05.2012 tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereğince eşyanın değerinin pek hafif kapsamda kaldığı anlaşılmıştır. 3. Buna göre, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin ve yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınmış olması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği, suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının, sonradan yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Yasa ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci (23) maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2012/701 Esas, 2013/434 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/616, K. 2023/940, T. 06.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-616-e-2023-940-k-ef468b919ac2