Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4607 E. 2023/3493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4607
- Karar No
- 2023/3493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/318 E., 2015/753 K. SUÇ : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2014/318 Esas, 2015/753 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un Ek 2 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten hapisten çevrilen 500,00 TL adlî para cezası ile doğrudan hükmolunan 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyiz İstemi 1.Haklarında kamu davasına katılmalarına karar verilmesi gerektiğine, 2.Re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine İlişkindir. B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi 1.Kooperatifin kurulduktan bu yana hiçbir faaliyetinin olmadığına, 2.Sanığın görevinin kuruluş aşamasından sonra sona ermesi gerektiğine, 3.2005,2006,2007 yılları toplantılarının yapılmaması sebebiyle kooperatifin münfesih hale geldiğine, 4.Re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.... Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün 20.01.2014 tarihli yazısı ile S.S. Çelikkaya Kent Konut Yapı Kooperatifinin 2012 hesap yılına ilişkin yasal süresi içerisinde olağan genel kurulunu toplantıya çağırmadıklarından bahisle kooperatif yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. 2.İhbar ekinde sanığın suç tarihinde yönetim kurulu üyesi olduklarına dair bilgi yer almaktadır. 3.Sanık aşamalardaki savunmalarında, kooperatif ile bir bağı olmadığını, kuruluş aşamasında üye sayısının eksik olması sebebiyle yönetim kurulu üyesi olarak gösterildiğini beyan etmiştir. 4.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.11.2022 tarihli ve 2021/20809 Esas, 2022/15736 Karar sayılı tevdii kararının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanık müdafii ile suçtan zarar gören vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yargılamadan haberdar edilmeksizin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması, 2.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun' un 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun' un 75 inci maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun' un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, 7339 sayılı Kanun' un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 3.7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemeleri Kanunu'na eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanıklar lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4.Kooperatife ait ana sözleşme ve karar defterleri ile suç tarihine kadar gerçekleştirilen genel kurul toplantı tutanakları celp edilerek, kooperatifin en son genel kurul tarihi şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilip suç tarihi itibarı ile sanığın yönetim kurulunda görevli olup olmadığı ile kooperatifin 1163 sayılı Kanun' un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi uyarınca münfesih olup olmadığı tespit edildikten sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine ihbar dilekçesi ekinde yer alan yönetim kurulu üyelerine dair liste ile yetinilerek eksik kovuşturma ile hüküm kurulması, 5.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, takdiri indirim maddesi uygulanan sanık hakkında yasal olanak bulunmadığı gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 6.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01.07.2013 yerine "2013 yılı Haziran ayı" şeklinde hatalı yazılması, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2014/318 Esas, 2015/753 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.