Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4446 E. 2024/5330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4446
- Karar No
- 2024/5330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/672 E., 2021/461 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiin temyiz isteği; suça konu yerin tapulu olduğuna, ağaç kesmediğine, ... isimli şahsın ağaç kestiğini görmesi üzerine orman muhafaza memurunun kendisini tehdit ettiğine ve hakkında sürekli tutanak tutulduğuna, atılı suçları işlemediğine, beyan ve deliller dikkate alınmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suça konu bir eyleminin olmadığına, kulübenin ortadan kaldırıldığına, suç unsuru bulunmadığına ve sanığın beraati gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 13.08.2009 tarihli suç tutanağına göre, sanığın açma yaptığı ihbarı üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde sanığın tel örgü çektiğinin görüldüğü, 1500 m2 lik alanda açma yapıldığının, meşe ve gürgen ağaçları kesildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. 05.03.2010 tarihli suç tutanağına göre, sanık hakkında 13.08.2009 tarihinde suç tutanağı düzenlenen yere ilave olarak açma yapıldığının ve yakacak vasıfta meşe odunları kesilerek kulübe yapımında sarf edildiğinin tespiti üzerine sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, yakacak vasıflı ağaçların motorlu testereyle dikiliden ve tıraşlama olarak kesildiği, açma yapılan alana baraka inşa edildiği tespit edilmiştir. Ek raporda dip köklerin 2009 yılının altı ve yedinci ayları ile 2010 yılının başında kesildiği belirlenmiştir. Fen bilirkişisi raporunda suç konu yerin ... ada 1 parselde kaldığı belirtilmiştir. A.Sanık Hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91 inci Maddesine Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları kapsamında olduğu, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin de dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği nazara alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı ve 67 nci maddeleri uyarınca 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin temyiz inceleme tarihinde dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Suç tutanakları, sanık savunması, bilirkişi raporları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Sanık Hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü Maddesine Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, birleşen 2009/944 Esas sayılı dosyası bakımından sanığın savunmasının alındığı 11.02.2010 tarihinden, birleşen 2010/970 Esas sayılı dosyası bakımından 02.11.2010 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A.Sanık Hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91 inci Maddesine Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık Hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü Maddesine Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.