Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4242 E. 2025/3236 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4242
- Karar No
- 2025/3236
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/302 E., 2022/625 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin ''normal'' değerde olmasına rağmen Mahkemece ''hafif'' olduğunun kabulü ile verilen cezadan 1/2 oranında indirim yapılmış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından; bozma sonrası mahkemece savunması alınan sanığın, gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi gücünün olmadığını açıkça beyan ettiğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/3. maddesi gereği, sanık hakkında hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle hükmedilen denetim süresinin hapis cezası süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, 2.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (12) numaralı bendindeki ''1 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına,'' ibaresi çıkarılarak yerine '' 1 yıl 3 aylık denetim süresine tabi tutulmasına,'' ibaresinin eklenmesine, hükmün (15) numaralı bendi çıkarılarak yerine ''24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,'' ibaresinin eklenmesine ve hükmün (17) numaralı bendindeki '' 5237 S. TCK 54/4. '' ibaresi çıkarılarak yerine ''5237 sayılı Kanun'un 54/1.'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.