Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3113 E. 2023/9174 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3113
- Karar No
- 2023/9174
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/2094 E., 2022/465 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden; Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanun'u (5015 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyizi yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2011 tarihli ve 2011/1073 Esas, 2011/1412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının iadesine karar verilmiş, anılan kararın katılan ...'nun itirazının reddi ile 15.02.2012 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın denetim süresi içerisinde 23.06.2013 tarihinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2016/225 Esas, 2016/377 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 23.09.2020 tarihli ve 2020/2351 Esas, 2020/13339 Karar sayılı ilâmıyla; "suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi delaletiyle anılan yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. ile 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2020/2094 Esas, 2022/465 Karar sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suç eşyasının müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, katılan lehine vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.01.2023 tarihli ve 7-2022/90123 numaralı kısmî ret, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararı kabul etmediğine ve temyize gönderilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın sevk ve idaresindeki aracın yaptığı trafik kazası sonucunda aracın içerisinde bidonlar olduğu ve bidonlar içerisinde 2400 litre kaçak akaryakıt bulunduğu tespit edilmiştir. 2.Sanık savunmasında, arkadaşından emaneten aldığı araç ile Kilis'e giderek suça konu mazotu traktöründe kullanmak amacıyla satın aldığını beyan etmiştir. 3.Suça konu yakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin Ulusal Marker Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. 4.Dosya kapsamında bulunan ... varakasına göre, suça konu eşyaların gümrüklenmiş değerinin 7.789,40 TL olduğu tespit edilmiştir. 5.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratının yapılmadığı, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratının usulüne uygun olarak yapıldığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5015 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, suçtan zarar gören kurumun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin kamu davasına katılma, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddi gerekmiştir. B.Nakil Aracı Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde; "Olay ve Olgular" başlığı altında değinilen hususlar karşısında; yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı değilse de malen sorumlunun ... niyetli olduğunun aksine bir delil bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmıştır. C.Sanık Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde; 1.Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa kovuşturma aşamasında yapılan etkin pişmanlık ihtaratında suça konu eşyanın 7.789,40 TL olan gümrüklenmiş değerinin iki katı olan tutarı ödemesi halinde yapılacak indirim oranının 1/2 olarak bildirildiği ve gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarın bildirilmemiş olması sebebiyle sanığın yanıltılmış sayılamayacağı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 2."Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması, ulusal marker tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.09.2011, iddianame düzenleme tarihinin 10.10.2011 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden yapılan incelemede, Dairemizin 21.02.2022 tarihli ve 2021/25740 Esas, 2022/3096 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilen Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1067 Esas ve 2021/29 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 16.08.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.10.2011 olduğu anlaşılmakla; Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise anılan dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Açıklanan hüküm ile kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 5.100,00 TL vekâlet ücretinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla hükmolunan 200,00 TL dilekçe yazım ücreti mahsup edilirken hesap hatası sonucu 4.900,00 TL yerine 3.900,00 TL vekâlet ücretine hükmolunması nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Nakil Aracı Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının iadesine yönelik Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2020/2094 Esas, 2022/465 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, iade kararının oy birliğiyle ONANMASINA, C.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (C-2) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2020/2094 Esas, 2022/465 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.