Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/304 E. 2025/4474 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/304
- Karar No
- 2025/4474
- Karar Tarihi
K A N U N İ A D E S İ Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1324 E., 2021/1174 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinde "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, kovuşturma aşamasında ise, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı bildirilmesi gerekirken, indirim oranının belirtilmemesi suretiyle sanığın yanıltılarak ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin 01.09.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, Dairemizin 2021/2708 Esasına kayıtlı İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/437 Esas, 2016/175 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 12.04.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.10.2015 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Ele geçen kaçak eşyanın değerinin ''pek hafif'' sınırında olması nedeniyle verilen cezadan 1/2'den 2/3 oranına kadar indirim yapılması gerekirken, Mahkemece ''hafif'' sınırda olduğu kabul edilerek verilen cezada 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini, 4.Sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 3 gün karşılığı olan 60,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, ancak 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince netice adlî para cezasının hesaplanmasına ilişkin bende 3 gün karşılığı adlî para cezası yazılması gerekirken Mahkemece 1 gün karşılığı adlî para cezası yazılması suretiyle hükümde çelişki yaratılması, 5.Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları bakımından 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken ayrım yapmaksızın verilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi, 6.Ele geçen kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 7.Bozma ilâmı öncesi mahkûmiyet hükmünün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun iadesi kararının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, iade sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.