Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/20340 E. 2025/1505 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20340
- Karar No
- 2025/1505
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN HÂKİMLİĞİ : Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2018/26 Değişik iş KABAHAT : 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR: Başvurunun reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sözleşmeli avukat bulundurmama eyleminden dolayı ... Petrol Tarım ve Gıda Ürünleri İnşaat Taahhüt Turizm Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 35/3. maddesi uyarınca 158.739,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2017 tarihli ve 2017/573 kabahat, 2017/272 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kısmen kabulü ile 2015 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları için 12.353,5 Türk lirası, 2016 yılı için 39.528,00 Türk lirası ve 2017 yılı için 39.105,00 Türk lirası kısmının kaldırılmasına, idarî yaptırım kararının 2013 yılı için 24.000,00 Türk lirası, 2014 yılı için 26,460 Türk lirası ve 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları için 17.293,5 Türk lirası toplamları olan 67.753,5 Türk lirası yönünden reddine ilişkin Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.08.2018 tarihli ve 2018/26 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.09.2018 tarihli ve 2018/4222 değişik iş sayılı kararının Dairemizin 26.10.2021 tarihli ve 2021/20701 esas, 2021/13669 karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine yapılan yeni değerlendirmede; Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.05.2022 tarihli ve 2018/26 değişik iş sayılı kararıyla, idarî yaptırım kararının 2013 yılı için 24.000,00 Türk lirası, 2014 yılı için 26,460 Türk lirası ve 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları için 17.293,5 Türk lirası toplamları olan 67.753,5 Türk lirası yönünden kaldırılarak 2015 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları için 12.353,5 Türk lirası, 2016 yılı için 39.528,00 Türk lirası ve 2017 yılı için 39.105,00 Türk lirası olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/122553 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/122553 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre; 1-Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 73/C maddesinde yer alan "1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranan tüzel kişiler, merkezlerinin bulunduğu yer barosu tarafından takip edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulur. Baro başkanlığı bu konudaki çalışmaların sonuçlarını sözleşmeye taraf olan avukatları da içeren bir rapor ile her yıl sonunda Türkiye Barolar Birliğine bildirir." ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Yalnız avukatların yapabileceği işler" başlıklı 35/3. maddesinde yer alan "Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir." şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kabahatli şirket hakkında Antalya Barosunca yapılan ihbarın 16/06/2016 tarihinde yapılıp 2013, 2014 ve 2015 yıllarına yönelik herhangi bir ihbarın bulunmaması dikkate alındığında, kabahatli hakkında 2016 yılı ve sonraki döneme ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gibi, 2016 ve 2017 yıllarına yönelik olarak adı geçen şirket adına kesildiği ve 2016 yılı Haziran ayı ve 2017 yılı Haziran ayı arasındaki dönemi kapsadığı belirtilerek dosyaya ibraz edilen serbest meslek makbuzlarının asılları veya onaylı suretleri ile belirtilen tarihlerdeki şirketin muhasebe kayıtlarının temin edilerek, şirket kayıtlarında adı geçen avukatlara bahse konu serbest meslek makbuzlarında belirtilen şekilde ödeme yapılıp yapılmadığının tespitine yönelik bilirkişi raporu aldırılmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği cihetle, merciince başvurunun 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları arasındaki döneme ilişkin tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Muteriz vekili tarafından, şirketin 2011 yılından bu yana faaliyetinin bulunmadığı ve aktifinde yer alan akaryakıt istasyonunun 06/04/2011 yılında satılmış olduğunun beyan edildiğinin anlaşılması karşısında, muteriz şirketin kabahat tarihleri itibarı ile esas sermaye miktarının ne kadar olduğu hususu tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden yapılan incelemede; 1136 sayılı Kanunun 35/3. maddesiyle Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 73/C maddesinde yer alan ifadelerden; ilgili Baro Başkanlığı tarafından yapılan suç duyurusu tarihinden önceki dönemler bakımından inceleme yapılamayacağı ve bu tarihler uyarınca idarî yaptırım uygulanamayacağı sonucuna varılamayacağı gibi ihbarnamede belirtildiği şekli ile muteriz tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzu bulunmadığı, başvuru dilekçesinde şirketin 2011 yılından sonra faal olmadığı, akaryakıt istasyonunu sattığını ve faaliyette bulunmadığı için hukukî yardım alma gereği duymadığını belirttiği anlaşılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiştir. B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden yapılan incelemede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden yapılan incelemede; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki hususlar yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2. Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.05.2022 tarihli ve 2018/26 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.