Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/3832 E. 2025/8778 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3832
- Karar No
- 2025/8778
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/311 E., 2021/460 K. SUÇ : Hakaret KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06/03/2025 tarih ve 94660652-105-01-14639-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33240 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33240 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14/09/2022 tarihli ve 2019/12816 esas, 2022/5673 karar sayılı ilâmı ile Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27/06/2024 tarihli ve 2023/9591 esas, 2024/8484 karar sayılı ilâmlarında belirtildiği üzere, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun uzlaşmaya tâbi olduğunun anlaşılması karşısında, uzlaşmanın teklif edildiği 24/06/2020 tarihi itibariyle 15 yaşından büyük mağdur ...'ın kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kullanabileceği ve uzlaşma teklifinin vekil huzurunda mağdur ...'a yapılması gerekirken, kanuni temsilcisi ... Yıldırım'a yapıldığı cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri uyarınca, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/4. maddesinde; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin ... olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır." hükümleri yer almaktadır. Somut olayda; katılan ...'ın uzlaşmanın teklif edildiği tarihte ... olmadığı, kanuni düzenleme uyarınca uzlaşma teklifinin kanuni temsilcisine yapılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.