Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/20196 E. 2026/6274 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20196
- Karar No
- 2026/6274
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/149 Esas, 2021/548 Karar SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 14. İcra Ceza Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ve 2020/149 Esas, 2021/548 Karar sayılı kararıyla, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan sanık ...'un, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun (5941 sayılı Kanun) 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 31.638,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115639 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115639 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08/04/2019 tarihli ve 2018/4527 esas, 2019/6821 karar sayılı ilamında " ...dosyada mevcut çek sureti üzerinde yapılan incelemede, muhatap bankanın her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan miktar 158.590,00 TL olduğundan sanığın, neticeten 158.590,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresi yazılmasına, hükmün B) bendinin diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infaza dair hükümlerin bu miktar üzerinden uygulanmasına..." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedeli kadar adlî para cezasına hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında; Somut olayda, şikâyete konu 31/05/2017 keşide tarihli, ... Bankası .../Bursa Şubesine ait olan 31.638,00 Türk lirası bedelli çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığının çekin arka yüzüne şerh düşüldüğünün anlaşılması karşısında, 5941 sayılı Kanun'un 3/3-a-1. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından 2017 yılı içi belirlenen muhatap bankanın, hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödeme yapmakla yükümlü olduğu 1.410,00 Türk lirasının, çekin bedeli olan 31.638,00 Türk lirasından mahsup edildikten sonra, sanığın bu çekin karşılıksız kalan kısmı olan 30.228,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılması yerine, fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE İstanbul 14. İcra Ceza Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ve 2020/149 Esas, 2021/548 Karar sayılı kararının, sanık müdafi tarafından süresi içerisinde istinaf edildiği, ancak istinaf başvurusundan sonra, 150,00 TL istinaf gider avansı yatırmasına dair Mahkemesince muhtıra gönderilmesinden sonra, süresi içerisinde gider avansınının yatırmadığından bahisle 21.04.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve ret kararının istinaf edilmeksizin kesinleştirildiği anlaşılmakla birlikte; 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yargılama usulüne ilişkin olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 353. maddesine, anılan Kanun'un 353/2. maddesinde ise 5271 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin düzenlemelerine atıf yapıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 273/1. maddesine göre, sanık müdafi tarafından süresi içerisinde bir dilekçe verilmesi veya beyanda bulunulması halinde istinaf kanun yoluna başvurabileceği, ayrıca bir masraf yatırılması gerektiğinden bahsedilmediği, dolayısıyla, ilk derece mahkemesinin sanığı istinaf gider avansı yatırmaya zorlamasının kanuni dayanağının bulunmadığı cihetle, istinaf talebinin reddine dair İstanbul 14. İcra Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/149 Esas, 2021/548 Karar sayılı ek kararı bakımından kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.