Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19492 E. 2025/12383 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19492
- Karar No
- 2025/12383
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1122 E., 2023/637 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanığın yokluğunda karar verileceğine dair 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi şerhli davetiye çıkartılmadan ve sanığın savunması alınmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2.Ele geçen kaçak eşyalar yönünden dosya arasında bulunan ve Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 6.500,00 TL; bilirkişi raporundaki CIF değerinin ise 4.288,29 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, suça konu eşya yönünden
hesaplanan CIF değerlerine yönelik aradaki çelişki giderilerek sonucuna göre 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. ve 5/2. maddelerinin uygulanması hususunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
3.Ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal'' değer aralığında olmasına rağmen, Mahkemece ''hafif'' değer aralığında kabul edilerek verilen cezada 1/2 oranında indirim yapılarak sanığa az ceza tayini,
4.Dairemizin 09.09.2021 tarihli ve 2019/3932 Esas, 2021/9468 Karar sayılı ilamıyla Mahkemece 22.05.2015 tarihinde verilen kararın bozulduğu ve dosyanın mahalline gönderildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, incelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.08.2014, iddianame düzenleme tarihinin 15.10.2014 olduğu, Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/412 Esas, 2021/881 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.06.2016 olduğu ve sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5.Sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada 650 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, ele geçen kaçak eşyanın nakil aracının taşıma kapasitesine göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturması, kaçak eşyanın değeri ile nakil vasıtasının değeri ile aracın daha önce de sanık tarafından kaçakçılık suçunda kullanılması nedeniyle malen sorumlunun iyi niyetli kabul edilemeyeceğinden nakil vasıtasının müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine karar verilmesi,
6.Sanık hakkında hem adli para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
7.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin mahkemece katılmasına karar verildiği halde gerekçeli kararda sıfatının ''katılan'' olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.