Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19276 E. 2025/4938 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19276
Karar No
2025/4938
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/126 E., 2022/504 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil vasıtasının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesinin gereği, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin kapsamına göre; nakil aracının iadesine ilişkin sınırlı temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanıklar müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9., yine 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler ve 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması göz önüne alındığında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanıklar müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasından "...ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına (i. adilemedi.)" kısmının çıkartılması ile diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19276, K. 2025/4938, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-19276-e-2025-4938-k-c139d7c0e489