Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18120 E. 2026/3508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18120
- Karar No
- 2026/3508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/2020 D.İş
Talep edenin, 5651 sayılı Kanun uyarınca erişimin engellenmesi talebinin, Eskişehir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/1962 D.İş sayılı kararı ile reddedildiği, talep edenin bu karara itirazının da Eskişehir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.04.2022 tarihli ve 2022/2020 D.İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 21.09.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/104193 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/104193 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, yukarıda yazılan web adreslerindeki haberler nedeniyle kişilik haklarının ihlâl edildiğine yönelik erişimin engellenmesi talebinde bulunan başvurucu ...'ın, .... Milli Eğitim İl Müdürü olarak görev yaptığı dönemde adı taciz olayına karışan . isimli okul müdürünün aynı ilde başka bir okula müdür olarak görevlendirilmesinden sorumlu tutulmak suretiyle adı geçen öğretmenle ilgili yapılan haberlerde fotoğraflarının paylaşılarak kendisinin de taciz olaylarıyla bağlantılı olduğu izlenimi verilerek kişilik haklarının ihlal edildiği iddia edilen somut olayda, 5651 sayılı
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu’nun 9/1. maddesinde “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlâl edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir.” ve anılan maddenin 3. fıkrasında “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlâl edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda erişimin engellenmesine karar verebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, itiraz merciince erişimin engellenmesi talep edilen ... içeriklerinde talep edeni açıkça halk nazarında küçük düşürecek ve kişilik haklarını ihlal edecek unsurların ilk bakışta tespit edilemediği, talebin çekişmeli yargılamaya konu edilmesi gerektiği, bu aşamada içeriklerin düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle itirazın reddine ilişkin karar verilmiş ise de; başvuru sahibinin eğitimci olarak Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde görev yaptığı ve ilgili internet içeriklerinde kendisinin görüntüleri kullanılmak suretiyle hakkında yayınlar yapıldığı, sözkonusu yayınların başvuran şahsın mesleki itibar ve saygınlığı ile kendisinin ve ailesinin kişilik haklarını ihlâl eder mahiyette olduğu, bu nedenle başvuranın açıkça kişilik haklarının ihlâl edildiğinin anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarih, 2020/6848 Esas-20201/2049 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, Dairemizin ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin istikrar kazanmış uygulamasına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan 5651 sayılı Kanun'un 9/1. maddesinin uygulanabilmesi için internet ortamında yapılan bir yayınla gerçek veya tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşların kişilik haklarının ihlal edilmesi gerektiği, 5651 sayılı Kanun'daki kişilik haklarının ihlali deyiminden hukuk düzenince sınırları çizilen kişilik hakları alanının ihlal edilmesi olduğu, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uygulamasında, Sulh Ceza Hâkimliklerince öncelikle, sırf başvuruya konu ifadeden hareketle, ilk bakışta, kişilik haklarını ihlal eden ifadelerin kullanılıp kullanılmadığı, şayet kişilik haklarının ihlal edildiği kabul edilebilecekse, bu kez de bu ihlalde başkalarının "ifade ve basın özgürlüğü" gibi bir hukuka uygunluk sebebinin bulunup bulunmadığının tespiti olduğu,
Somut olayda, ... farklı ... ile ilgili erişimin engellenmesi talebinde bulunulduğu, her ne kadar kanun yararına bozma ihbarnamesinde başvuruya konu bütün ...'ler yönünden bir bütün olarak itirazın kabulü gerektiği yönünden istemde bulunulmuş ise de başvuruya konu ... içeriklerinin incelenmesinde, 97 ...'nin içeriğinde, talep edenin .... İl Milli Eğitim Müdürü iken bu görevinden alınmasının ve buna sebep olabileceği değerlendirilen olaya ilişkin haberler yapıldığı, haberlerde talep edenin kişilik haklarına açık bir saldırı olarak nitelenebilecek ifadelerin yer almadığı, ayrıca haberlerin mevzuat ve emsal yargı kararlarında belirlenen temel kriterler çerçevesinde "ifade ve basın özgürlüğü" sınırında kaldığı belirlenerek, başvurunun yasal dayanağını oluşturan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli ve 2020/76 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının da inceleme tarihi itibarı ile yürürlükte bulunduğu sabit ise de, kanun yararına bozma incelemesinin, incelemeye konu kararın kesinleştiği tarihteki yasal düzenlemeler uyarınca yapılması gerektiği anlaşılarak yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep, talep edenin başvuru dilekçesi ekindeki Ek-4, 19, 73, 83, 85, 90, 98, 99, 104, 108 olarak gösterilen haberlere ilişkin ...'ler yönünden yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin, gerekçe bölümünde açıklandığı şekilde kısmen KABULÜNE,
Eskişehir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.04.2022 tarihli ve 2022/2020 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.