Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17438 E. 2026/3512 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17438
- Karar No
- 2026/3512
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/453 D.İş
Talep edenin, 5651 sayılı Kanun uyarınca erişimin engellenmesi ve isminin ilgili internet siteleri ile ilişkilendirilmemesi talebinin, Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.01.2023 tarihli ve 2023/415 D.İş sayılı kararı ile reddedildiği, talep edenin bu karara itirazının da Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.01.2023 tarihli ve 2023/453 D.İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/92360 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/92360 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 05/06/2017 tarihli ve 2016/15510 esas, 2017/5325 karar sayılı ilâmında yer alan, "Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir..."...başvuruya konu haberlerin ilk kez yayınlandıkları tarihte, her hangi bir eleştiri veya yorum yapılmaksızın internet üzerinde yorumsuz biçimde yayınlanmalarının, olay tarihinde kişilik haklarına karşı bir saldırı veya ihlal içermediği, bu hâliyle ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği, başvuranların beraat etmeleri sonucu, aradan geçen dokuz yıl sonra, haberin "güncellik" değerini yitirdiği,... dolayısıyla adı geçen habere istenildiği zaman ulaşılmasının, toplum açısından yanlış algılamaya yol açabileceği, başvuranların beraatle sonuçlanan bir yargı sürecinde gözaltına alınması ve tutuklanması süreçlerine dair haberin basının arşivinde bulunmasının, haberin kamu yararı için gelecekte hatırlanması veya istatistiki açıdan değerlendirilmeye alınması gibi işlevi de taşımadığı,..,başvuranların isimlerinin ad ve soyadı şeklinde açıkça yazılması suretiyle "örgüt, fuhuş ve insan ticareti" gibi kelimelerin yanında anılmaya devam etmesinin, şeref ve haysiyetlerine karşı bir eylem olduğu gibi,., başvuranların istememesine rağmen, geçmişlerinde yer eden olumsuz tecrübelere dair haberlere, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranların kişilik haklarını zedelediği,..." şeklindeki açıklamalar ile aradan uzun zaman geçmesi halinde haberin güncellik değerini kaybettiği, haberin o tarihte "gerçeklik ve doğruluk" kriterlerini karşılamasının artık bir önemi kalmadığı, söz konusu URL adreslerindeki haberlerde yer alan 17 yıl önce gerçekleşen ilgili ...’in, boşanma süreci ve eşinin sonradan ortaya çıkan çocuğu ile ilgili haberlerin artık güncel haber değerilerinin kalmadığı, başvuran ilgililerin isminin paylaşıldığı URL içeriklerinin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, başvurucunun unutulma hakkının bulunduğu ve haberin güncellik değerini kaybettiği, bu nedenle haber içeriklerinin kişilik haklarını zedelediği hususları hep birlikte nazara alındığında, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Başvurunun yasal dayanağını oluşturan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli ve 2020/76 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının da inceleme tarihi itibarı ile yürürlükte bulunduğu sabit ise de, kanun yararına bozma incelemesinin, incelemeye konu kararın kesinleştiği tarihteki yasal düzenlemeler uyarınca yapılması gerektiği anlaşılarak yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.01.2023 tarihli ve 2023/453 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının,
Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.