Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17440 E. 2026/3513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17440
- Karar No
- 2026/3513
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1392 D.İş
Talep edenin, 5651 sayılı Kanun uyarınca erişimin engellenmesi talebinin, İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.02.2023 tarihli ve 2023/1139 D.İş sayılı kararı ile reddedildiği, talep edenin bu karara itirazının da İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.02.2023 tarihli ve 2023/1392 D.İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/92385 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/92385 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/02/2023 tarihli kararı ile, talep edenin internet adresine eşimin engellenmesini istediği, haksız yayın içeriklerinin hakimlik denetimine elverişli şekilde delilleri ile bildirilmediği, kamu ağı kısıtlı internet erişimi nedeniyle de kontrolünün mümkün olmadığı, bu yönde delil araştırması yapılmasının da mümkün olmadığından bahisle talebin reddine karar verildiği nazara alındığında,
Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02/11/2021 tarihli ve 2021/25320 esas, 2021/14116 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, haksız yayın içeriklerinin hakimlik denetimine elverişli şekilde delilleri ile bildirilmediği, kamu ağı kısıtlı internet erişimi nedeniyle de kontrolünün mümkün olmadığı, bu yönde delil araştırması yapılmasının da mümkün olmadığından bahisle talebin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliğince hangi işlemler yapıldıktan sonra erişim sağlanamadığı hususu gerekçeli bir biçimde açıkça ortaya konulmadığı gibi esasen teknik bir uzmanlığı gerektiren talep hakkında usulünce bilirkişi tayin edilerek hazırlayacağı rapor göz önüne alınarak talep hakkında bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.02.2023 tarihli ve 2023/1392 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.