Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15727 E. 2024/171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15727
- Karar No
- 2024/171
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/935 E., 2023/657 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine ve kaçak eşyanın müsaderesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2016 tarihli ve 2016/370 Esas, 2016/1448 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci ila dördüncü fıkraları gereği erteli 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ve kaçak cep telefonları ile sim kartların zoralımına karar verilmiştir. 2.Verilen kararın sanık ... ve katılan ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09.02.2017 tarihli ve 2017/4 Esas, 2017/210 Karar sayılı ilamıyla ''... Sanık ... hakkında Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2016/640 Esas sayılı kamu davasının 19/06/2015 tarihinde Aydın ilinde yakalanan cep telefonları ile ilgili olduğu, sanığın bu telefonların gerçek alıcısı olduğunu söylediği Osman (Şahin) hakkında açılmış bir kamu davası bulunmadığı, Osman Şahin isimli şahsın gerçek isminin sonradan ... olduğu tespit edildiği halde 19/06/2015 tarihinde yakalanan cep telefonları ile ilgili olarak hakkında kamu davası açılmadığı, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/640 Esas sayılı kamu davası ile birleştirilen Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/370 Esas sayılı kamu davasına konu eylemin 12/06/2015 tarihinde Nevşehir ilinde yakalanan cep telefonları ile ilgili olduğu, bu telefonların sanık ... tarafından Nevşehir ilinde oturan... isimli şahsa gönderildiğinin iddia edildiği, Mustafa Gevrek isimli şahıs hakkındaki soruşturmanın Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2015/3699 sayılı soruşturma evrakı üzerinden yürütüldüğü; Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/640 Esas ve 2016/370 Esas sayılı kamu davaları arasında şahsi, fiili ve hukuki bir bağlantı bulunmadığı halde yargılamanın birlikte yapılması suretiyle sanık ...'nün savunma hakkı kısıtlanarak CMK'nun 8 ve 11. maddelerine aykırı davranılması; Kabule göre de; 1-Düzenlediği raporu hükme esas alınan bilirkişi Rodi Erdoğan'ın İl Adli Yargı Adalet Komisyonu listesinde yer alan yeminli bilirkişilerden olup olmadığının denetime imkan verecek şekilde belli olmaması ve bilirkişinin kimlik tespiti ve yemininin yaptırılmaması suretiyle CMK'nun 64. maddesine aykırı davranılması, usulüne uygun olarak keşif yapılmadan bilirkişiden rapor alınması, 2-Ele geçen kaçak eşyanın miktarı ve suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak TCK'nun 3 ve 61. maddeleri gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği halde asgari hadden ceza tayin edilmesi, 3-Suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 113.585,14 TL olması karşısında sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 4-Sanığın savunmasında, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel bir halin bulunmaması hususları nazara alınarak, düzenlenmiş bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasındaki davaya konu eşyanın CİF değerine göre, gümrük idaresince tespit edilecek eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamından oluşan gümrük vergilerinden oluşan kamu zararını ödemek isteyip istemediği sanığa sorulup sonucuna göre gerektiğinde CMK'nun 231/9. Maddesi hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken kamu zararı giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ... '' nedeniyle verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3.Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2017/274 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği teşdiden erteli 5 ay 12 gün hapis ve 400,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ve kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. 4.Verilen kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 18.04.2023 tarihli ve 2022/935 Esas, 2023/657 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, kaçak cep telefonları ile bataryaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanığın suç konusu cep telefonları ile bataryalardan haberdar olduğuna, .........,adına gönderilen kargo paketini bizzat almaya gittiğine, kolluk görevlilerince yapılan aramaya rıza göstererek çuvaldaki suç konusu ürünlerle ilgili bilgi verdiğine, yapılan aramanın usulüne uygun olduğuna ve bu sebeplerle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, yapılan aramanın usule uygun olmasına rağmen sanık hakkında verilen beraat hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay tutanağına göre, 19.06.2015 tarihinde...adına MNG Kargo ........, Şubesine bir adet çuvalda gümrük kaçağı cep telefonu gönderildiği bilgisi üzerine kolluk kuvvetlerince kargoyu teslim alacak kişinin beklenilmeye başlandığı, sanık ...'nün kargoyu teslim alarak aracına yükleyerek araçla birlikte yolda giderken kolluk kuvvetleri tarafından durdurulduğu ve sanığın rızaen çuvalı kolluk kuvvetlerine verdiği, çuvalda yapılan aramada toplam 535 adet kaçak cep telefonu ve 370 adet cep telefonu bataryası ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'nün aşamalardaki savunmasından özetle, ...'in kendisine kargo geldiğini ve 50,00 TL karşılığında kargoyu almasını teklif etmesi üzerine kabul ettiğini, ancak içinde kaçak telefon olduğunu bilmediğini beyan ederek üzerine atılı suçu kabul etmediği anlaşılmıştır. 3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ve bilirkişi raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 4.Yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince, sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ''... Somut olayda Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararı, Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmasına imkan varken arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, sanık ...'ın mahkemedeki savunmalarında çuval içerisindeki telefon ve bataryaların kaçak olduğunu bilmediğini beyan ederek suçu ikrar etmemesi, şüpheli sıfatıyla 19/06/2015 tarihinde KOM Şube Müdürlüğünde müdafisiz alınan ifadesinin ve olay tutanağında çuval içerisinde kaçak telefon olduğunu bildiği yönündeki aktarma yoluyla yazılan beyanın, sanık tarafından hakim veya mahkeme karşısında doğrulanmadığından CMK'nın 148/4. maddesi gereğince hükme esas alınamayacağı, sanığın mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği anlaşıldığından, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa'nın 38/2., 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın isnat edilen suçu işlediği sabit olmadığından beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanığın beraatine, kaçak cep telefonları ile bataryaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 19.06.2015 tarihinde...adına MNG Kargo ........, Şubesine bir adet çuvalda gümrük kaçağı cep telefonu gönderildiği bilgisi üzerine kolluk kuvvetlerince kargoyu teslim alacak kişinin beklenilmeye başlandığı, sanık ...'nün kargoyu teslim alarak aracına yükleyerek araçla birlikte yolda giderken kolluk kuvvetleri tarafından durdurulduğu ve sanığın rızaen çuvalı kolluk kuvvetlerine verdiği, çuvalda yapılan aramada toplam 535 adet kaçak cep telefonu ve 370 adet cep telefonu bataryası ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, ...'in kendisine kargo geldiğini ve 50,00 TL karşılığında kargoyu almasını teklif etmesi üzerine kabul ettiğini, ancak içinde kaçak cep telefonu olduğunu bilmediğini beyan ederek üzerine atılı suçu kabul etmemesi karşısında; sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve Kanun'a aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, bu delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğu yönündeki tespitinin yerinde olduğu anlaşılmış olup kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 18.04.2023 tarihli ve 2022/935 Esas, 2023/657 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan ... İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.