Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15699 E. 2025/3299 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15699
- Karar No
- 2025/3299
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/2446 Değişik iş KABAHATLİ : ... Raf San. ve Tic. Ltd. Şti KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un (1567 sayılı Kanun) 3/3. maddesine aykırılık eyleminden kabahatli ... Raf San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında 11.304,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2021 tarihli ve 2021/581 idari yaptırım defter, 2021/875 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kısmen kabulüne ve anılan idari para cezasının 6.286,26 Türk Lirası kısmının kaldırılmasına, 5.017,74 Türk Lirası yönünden reddine ilişkin İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/6698 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/2446 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65300 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65300 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...11/07/2020 tarihli ve 20341200EX192585 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata dair 30.269,16 USD tutarındaki bedelin tamamını 180 gün içinde yurda getirmeyen kabahatli hakkında, anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca idari para cezası kesinleşinceye kadar yurda getirdiğinden bahisle başvurunun, düzenlenen idari para cezasının yurda getirilmesi gereken miktarın yüzde ikibuçuğundan fazla olduğundan bahisle kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz" şeklindeki, İhracat Genelgesinin 4/1. maddesinde, "(1) 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren fiili ihracatı gerçekleştirilen işlemlere ilişkin ihracat bedellerinin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. 180 gün azami süre olup bedellerin ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin yurda getirilmesi esastır" şeklinde yer alan düzenlemelere nazara alındığında; Kabahatli vekili tarafından dosyaya sunulan Vakıf Katılım Bankası A.Ş.'nin 07/09/2021 tarih ve 20022100015 sayılı ihracat kabul belgesine göre 2.240,00 USD'nin 31/08/2020 tarihinde, 07/09/2021 tarih ve 20022100016 sayılı ihracat kabul belgesine göre 435,50 USD'nin 21/09/2020 tarihinde, 07/09/2021 tarih ve 20022100017 sayılı ihracat kabul belgesine göre 2.000,00 USD'nin 20/10/2020 tarihinde ve 07/09/2021 tarih ve 20022100018 sayılı ihracat kabul belgesine göre 25.593,66 USD'nin 14/10/2020 tarihinde yurda getirildiğinin iddia edilmesi karşısında, söz konusu bedellerin yaptırıma konu ihracat beyannamesine konu bedeller olup olmadığı ve bedellerin süresinde yurda getirilip getirilmediği tespit edilip, sonuca göre kabahatli şirketin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/6698 değişik iş sayılı kararında ''...idari para cezasının yurda getirilmesi gereken paranın yüzde iki buçuğundan fazla olduğu, düzenlenmesi gereken tutarın 5.017,74 TL olması gerektiği anlaşılmakla itirazın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.'' yönünde gerekçeye yer verildiği anlaşılarak yapılan incelemede;
1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.'' ve 3/3. maddesinde, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına
ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 2018-32/48 nolu Tebliğin 3/1. maddesinde, "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez." şeklindeki, Anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan, "(1) Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile ilgili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. (2) (Ek:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer)(1) Bankalarca söz konusu bedellerin yurda getirildiğine dair EK-1’de yer alan İhracat Bedeli Kabul Belgesi düzenlenir. (3) Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. (4) İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir. (5) Mücbir sebeplerin varlığı halinde, mücbir sebebin devamı müddetince altışar aylık dönemler itibarıyla ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce ek süre verilir. (6) Mücbir sebep halleri dışında kalan haklı durumların varlığı halinde, hesapların kapatılmasına ilişkin altı aya kadar olan ek süre talepleri, firmaların haklı durumu belirten yazılı beyanına istinaden üçer aylık devreler halinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, altı aylık süreden sonraki ek süre talepleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır. (7) (Ek:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Mücbir sebeplerin varlığı nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce verilen 24 aylık ek sürenin sonunda mücbir sebebin devamının belgelenmesi halinde açık ihracat hesabının kapatılmasına ilişkin talepler Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır.'' şeklindeki, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın ihracat genelgesinin "İhracat Bedelinin tahsili ve kabulü" başlıklı 8. maddesinde yer alan, " (1) Özelliği olan ihracat için 7 nci maddedeki ihraç tarihleri ve süreler saklı kalmak kaydıyla, ihraç edilen malın GB’nin 22 nci hanesinde kayıtlı bedelinin yurda getirilerek, fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde İBKB düzenlenmesi zorunludur. '' şeklinde düzenlemeler dikkate alındığında; Somut olayda, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden sonra 180 gün içerisinde yurda getirildiği sabit olduğundan 1567 sayılı Kanunun 3/3-2 ve 3. cümleleri delaleti 3/1. maddesindeki kabahat fiilinin oluştuğundan söz edilemeyeceği, ancak söz konusu ihracata ilişkin ihracat bedeli kabul belgelerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün geçtikten sonra düzenlendiği gibi kabahatli ihracatçı tarafından vergi dairesince verilen 90 günlük ihtarname süresine rağmen ilgili evrakın ibraz edilmediği cihetle, kabahatli hakkında doğrudan anılan Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı düzenlenmesi gerekip gerekmediği hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 04.03.2025 tarihinde karar verildi.