Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17396 E. 2025/3526 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17396
- Karar No
- 2025/3526
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/4695 Değişik iş KABAHATLİ : ... KABAHAT :1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı
1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a (1567 sayılı Kanun) aykırı davranmak eyleminden kabahatli ... hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2022 tarihli ve 2021/3107 idari yaptırım defter, 2022/405 sayılı kararı ile uygulanan 68.352,72 Türk lirası idari para cezasına karşı yapılan başvurunun reddine dair İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.05.2022 tarihli ve 2022/2509 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/4695 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90108 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90108 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış olduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki, Anılan Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 04/09/2018 tarihli ve 2018-32/48 nolu Tebliğin 3. maddesinde yer alan, "Türkiye'de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçımın ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez...." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, kabahatli hakkında 16/12/2020 ve 04/02/2021 tarihli 2 adet Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata dair bedellerin 90 gün süreli ihtarnameye rağmen yurda getirmemesi sebebiyle 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca anılan idari yaptırım kararının düzenlendiği anlaşılmış ise de, dosyada mevcut Albaraka Türk Katılım Bankası Kartal Şubesine ait olan ihracat bedeli kabul belgeleri incelendiğinde, 1- 22/12/2021 tarihli ve 21005600292 sayılı ihracat bedeli kabul belgesine göre; 04/02/2021 tarihli, 36.999,77 Euro bedelli ve 21341300EX083113 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapılan ihracata dair bedelin fiili ihraç tarihinin 10/02/2021, yurda getirilme (banka hesabına geçiş) tarihinin 26/04/2021 tarihi olduğu, 2- 07/04/2022 tarihli ve 22005600037 sayılı ihracat bedeli kabul belgesine göre; 16/12/2020 tarihli, 185.100,23 Euro bedelli ve 20160400EX121854 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapılan ihracata dair bedelin fiili ihraç tarihinin 20/12/2020, yurda getirilme (banka hesabına geçiş) tarihinin 26/04/2021 tarihi olduğu nazara alındığında, Anılan idari yaptırıma konu ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihlerinden itibaren 180 gün içinde yurda getirildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ' in (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) 3/1. maddesinde yer alan ''(Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' hükmüne aykırı davranışın, 1567 sayılı Kanunun 3/3-1. cümlesinde yer alan kabahat fiilini oluşturacağı ve bu düzenleme uyarınca idari yaptırım miktarının belirleneceği, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içerisinde yurda getirilmemesine karşın, idari para cezasının kesinleşmesinden önce yurda getirilmesi durumunda ise aynı Kanunun 3/3-2 ve 3. cümlelerinde yer alan hükümler dikkate alınarak 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanması, belirtilen tespitlerin yapılması esnasında anılan Tebliğin 10. maddesinde yer verilen terkin miktarlarının da dikkate alınması gerektiği sabit olup; muteriz vekili tarafından dosyaya sunulan 22.12.2021 tarihli ve 21005600292 sayılı, 07.04.2022 tarihli ve 22005600036 sayılı ve 07.04.2022 tarihli ve 22005600037 sayılı ihracat bedeli kabul belgeleri ile ihracat tarihinden önce düzenlenmiş olmakla birlikte üzerine el ile not düşüldüğü görülen 18.04.2019 tarihli ve 21450 sıra numaralı, 24.05.2019 tarihli ve 26298 sıra numaralı ve 02.07.2019 tarihli ve 30617 sıra numaralı döviz alım belgelerinin sıhhat ve geçerliliği araştırılıp, belirtilen şekilde yurda getirilen ihracat bedeli olup olmadığı belirlendikten sonra muterizin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep farklı gerekçeyle yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus farklı gerekçeyle yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
2.İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/4695 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde karar verildi.