Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14843 E. 2026/4144 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14843
- Karar No
- 2026/4144
- Karar Tarihi
HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/7235 Değişik İş KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Https://.../watch?v=iG5DHmjuXag ve muhtelif internet sitelerinde yayınlanan içerikler nedeniyle ilgilisi ... vekili Avukat ... tarafından yapılan erişimin engellenmesi talebinin reddine dair İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.09.2022 tarihli ve 2022/7080 Değişik İş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/7235 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57869 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57869 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, talep eden vekilinin 02/09/2022 havale tarihli dilekçesi ile talep edenin hakaret suçundan dolayı cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, hükmün infazı için cezaevine girmesi ile birlikte ... kanalında 29/08/2022 tarihli yayınında Anında Manşet isimli programda müvekkilinin hakaret suçundan değil zihinsel engelli çocuğa tecavüz ettiği gerekçesiyle mahkumiyet kararı aldığına ilişkin gerçeğe aykırı yayın yapıldığı, buna ilişkin youtube linklerini de dilekçe içeriğinde bildirdiğinden bahisle söz konusu içeriklere erişimin engellenmesi talebinde bulunmasına rağmen, İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğince "talebe konu içeriğin haber alma-verme-yorum ve eleştiri ile ifade, ifadeyi açıklama hürriyeti kapsamında kaldığı, talep edenin kişilik haklarını ihlal eden bir unsura rastlanmadığı, talep eden vekilinin iddialarının soyut ve dayanaksız kaldığı" gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu’nun 9/1. maddesinde yer alan “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda talepte bulunan hakkında hakaret suçundan değil zihinsel engelli çocuğa tecavüz ettiği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verildiğine dair yayın yapıldığı, talepte bulunanın şeref ve haysiyetine karşı bir eylem olduğu, söz konusu olayın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, kişilik haklarının ağır ve açık bir şekilde ihlâl edildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Başvurunun yasal dayanağını oluşturan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun' un 9. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli ve 2020/76 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının da inceleme tarihi itibarı ile yürürlükte bulunduğu sabit ise de, kanun yararına bozma incelemesinin, incelemeye konu kararın kesinleştiği tarihteki yasal düzenlemeler uyarınca yapılması gerektiği anlaşılarak yapılan incelemede; Talebe konu yayınların incelenmesinde, doğrudan başvuran hakkında yapılmış yayınlar olmadığı anlaşılmakla birlikte, yayın akışında başvuran hakkında kullanılan ifadeler, başvuranın kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olduğu gibi basın özgürlüğü çerçevesinde de değerlendirilmeyeceğinden, başvuruya konu yayınlar içerisinde yer alan başvuran hakkındaki bölümlerin yayın içeriğinden çıkartılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
2.İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/7235 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy çokluğuyla KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Talep eden ... hakkında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi üzerine, sayın çoğunluğun istemin kabulü ile kararın bozulmasına ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Başvurunun yasal dayanağını oluşturan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkıda Kanun’un 9. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 11.10.2023 tarih ve 2020/76 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi ve Yasama Organınca yeni bir düzenlemenin de yapılmamış olması karşısında, kanun yararına bozma talebinin kabulü halinde artık erişimin engellenmesine karar verilemeyecek olması yani talebin konusuz kalması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden CMUK.nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına kararın bozulmasına dair talebinin REDDİNE karar verilmesi yerine, yazılı şekilde bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 06.04.2025