Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14824 E. 2024/2782 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14824
- Karar No
- 2024/2782
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/71 E., 2022/115 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2012 tarihli ve 2011/530 Esas, 2012/511 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 8 nci fıkrasının dördüncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.06.2013 tarihli ve 2012/18310 Esas, 2013/12153 Karar sayılı ilamıyla ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmesini müteakip, sanığın uyarlama yargılaması talebi üzerine 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607sayılı Kanun) yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebinin kabulü ile sanığın, 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci,onuncu, yirmikinci, 5 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/115 Karar sayılı kararı, yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 26.03.2022 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60264 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60264 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/06/2015 tarihli ve 2015/1808, 2015/27252 karar sayılı ilamı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 2018/346-25 sayılı ilamında yer alan, "...Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm değildir." şeklindeki açıklamalar karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, ayrıca olağanüstü ve istisnaî kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeme ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeme yasağının da uygulama alanı bulamayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Sanığın hakkında yeniden suç işlemeyeceği yönünde tutum ve davranışları itibari ile kanaat oluşması, kamu zararının da giderilmiş olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; dosyada yer alan adli sicil kaydında sanığın daha önceden işlediği kasıtlı suçlarına ilişkin kayıtların yer aldığı, bu halde sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin birinci fıkrasında hüküm altına alınan "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir." şeklindeki düzenlemeye göre hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için aktif bir durum göstererek 7242 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 15.04.2020 tarihinden itibaren (30.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" karar da gözetilerek) geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında doksan gün içinde, suç konusu eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi gerektiği, somut olayda ise sanığın bu süreden sonra 24.01.2022 ödeme yapması nedeniyle hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş olup bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.