Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14492 E. 2025/1125 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/14492
Karar No
2025/1125
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/423 E., 2022/131 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, sanığın üzerine atılı 05.04.2013 tarihli eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçunu oluşturup atılı suç yönünden Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/23. maddesinin uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerekirken, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında erteli hapis cezası kısa süreli olmadığı halde mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, 2.5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceği ve 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtaratlarının yapılmaması, 3.Katılan ... vekilinin vekalet ücreti talebiyle sınırlı temyiz istemi yönünden ise, sanığın üzerine atılı 05.04.2013 tarihli eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturup atılı suç yönünden Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı olan ... lehinde de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesinin uygulamasına ilişkin fıkrasından sonra gelmek üzere; “5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve aynı maddesinin 8. fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına,” ibarelerinin eklenmesi, hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin fıkra çıkartılarak yerine “24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün vekalet ücretine ilişkin 3 numaralı bendine "Katılan" ifadesinden sonra gelmek üzere "Gümrük İdaresi ve ..." ve "idareye" ifadesi çıkartılarak "Gümrük İdaresi ve Tarım ve Orman Bakanlığına ayrı ayrı" ifadesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/14492, K. 2025/1125, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-14492-e-2025-1125-k-e12acd5ff0dc