Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14419 E. 2025/4180 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14419
- Karar No
- 2025/4180
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/987 E., 2022/2012 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak sanık hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk derece Turgutlu 1 . Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan beraatine, şarap cinsi alkollü içeceklerin imhasına karar verilmiştir.
B. İstinaf Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 17.03.2020 tarihli kararı ile, ilk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 19.04.2022 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 06.12.2022 tarihli kararı ile, ilk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz temyiz isteği; münhasıran vekâlet ücretine ilişkin olup, bölge adliye mahkemesinde birden fazla duruşma yapıldığı halde katılan lehine tek duruşma yapılmış gibi eksik vekâlet ücretine hükmedildiğine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz temyiz isteği; sirke üretmeye çalıştığına, sadece araçta ele geçen eşya yerine tüm eşyadan sorumlu tutulduğuna, ticaret maksadının bulunmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hakkın önceki hükümde verilen cezaya ilişkin olması karşısında; sanığın eylemine uyan tüm kanun maddeleri bir bütün halinde somut olaya tatbik edilerek netice cezanın belirlenmesinden sonra, cezada kazanılmış hakkın göz önünde bulundurulması ve infazın 17.03.2020 tarihli hükümde belirlenen netice ceza üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken; dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri fahiş olduğu halde, kazanılmış hak gerekçe gösterilerek, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlarla değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/22. maddesinin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi,
2.İstinaf aşamasında birden fazla duruşma yapılması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, katılan ... İdaresi lehine 11.000,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, istinaf aşamasında tek duruşma yapılması halinde ön görülen vekâlet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Dairemizin 19.04.2022 tarihli bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak karar verilmesi karşısında hukuken ortadan kaldırılan İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli kararının yeniden kaldırılmasına karar verilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddeleri gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy çokluğuyla 18.03.2025 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
25.11.2016 tarihinde sanık ...’ın ikametgahında yapılan aramada 6 adet bidon içerisinde 1320 litre şarap yakalanmıştır. Sanık hakkında 4733 S.Y’nın 8/1 maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştur, Yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında gıda mühendisi...den alınan bilirkişi raporunda ‘‘220 litrelik bidonlarda yakalanan ürünün şarap olduğu’’ mütalaa olunmuştur, Sanığın mahkemedeki savunmasında amacının sirke yapmak olduğunu beyan etmiştir, Yerel Mahkeme ‘‘Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak ,kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği’’gerekçesi ile sanığın CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermiştir, Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, İzmir 11. Bölge Adliye Mahkemesi sanığın beraatına ilişkin kararın kaldırılmasına, sanığın üzerine eylemin uyan 5607 S.Y’nın 18 mad. Gereğince cezalandırılmasına karar vermiştir, İzmir 11. Bölge Adliye Mahkemesi’nin mahkumiyet kararı Dairemizde temyizen incelenmiş ve oyçokluğu ile suçun subutu kabul edilmiş, uygulamaya dair hatalardan dolayı kararın bozulmasına karar verilmiştir, Sayın çoğunluğun kararına aşağıda yazdığım nedenlerden dolayı katılmamaktayım. 4733 sayılı Kanun'un 03.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı Kanunla değişik 8. maddesinin 1. fıkrası ‘‘Ticari amaç olmaksızın, kendi ürettiği ürünleri kullanarak elli kilogramı aşmayan sarmalık kıyılmış tütün elde eden veya üçyüzelli litreyi aşmayan fermente alkollü içki imal edenler haricinde, Kurumdan tesis kurma ve faaliyet izni almadan; tütün işleyenler veya tütün mamulleri, etil alkol, metanol ya da alkollü içki üretmek üzere fabrika, tesis veya imalathane kuran ve işletenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu Kanunun 6. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı hareket edenler ile tesislerinde izin verilen kategori dışında faaliyette bulunanlara da aynı ceza verilir’’ şeklindedir, Suça konu şarap henüz şişeleme işlemi yapılmamış, bidonlarda muhafaza edilen dökme alkollü içki vasfındadır, 31.12.2002 tarihinde 24980 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri, Alkol ve Alkollü İçkilerin Toptan ve Perakende Satışı ile Satış Belgelerine İlişkin Yönetmeliğin; Tanımlar başlıklı 4. maddesinde Alkollü İçki kavramı ''Hacmen % 0.5 ve daha fazla alkol içeren bira şarap ve Türk Gıda Kodeksinde yer alan distile alkollü içkiler ile bu kodekste yer almamakla birlikte belirtilen sınırlama dahilinde alkol içeren diğer içecekler'' olarak, ürün kavramı ‘‘Tütün, alkol ve alkollü içkiler’’ olarak tanımlanmıştır, 06.06.2003 tarihinde 25130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinde Alkollü İçki kavramı " Hacmen % 0.5 ve daha fazla alkol içeren bira şarap ve Türk Gıda Kodeksinde yer alan distile alkollü içkiler ile bu kodekste yer almamakla birlikte belirtilen sınırlama dahilinde alkol içeren diğer içecekler’’ olarak, Alkol kavramı ‘‘Etil Alkol’’ olarak, Bandrol kavramı "Piyasaya arz edilecek alkol ve alkollü içkilerin iç ambalajına uygulanan ve Kurumun gözetim, denetim ve uygunluğunu ifade ve işaret eden ürün satışı belgesini ifade eder’’ şeklinde tanımlanmıştır. Aynı yönetmeliğin 06.07.2007 tarihli 26574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişik Piyasaya Arz başlıklı 13. maddenin 6. fıkrasında ''piyasaya arz ambalajı 20 santilitre ve daha büyük olan alkollü içkiler, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan Ürün İzleme Sistemi kapsamında iç ambalajına uygulanan bandrol veya kod ile piyasaya arz edilir. Bunların dışında kalan alkollü içkiler, ambalajlı ve dökme olarak piyasaya arz edilen etil alkol ve alkollü karışımlar, satışa verilen miktarlarına göre satış belgesi düzenlenerek dolaşıma sunulur’’ hükmüne yer verilmiştir,
17.03.2007 tarihli 26465 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 1 Nolu Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzlem Sistemi Genel Tebliği’nin; Kullanılan Terimler başlıklı 2. maddesinde Bandrol Uygulaması ‘‘ Tütün mamulleri ve alkollü içkilerde ürün üzerine bandrolün yapıştırılması, bira da ise bira kutularına ve bira şişe kapaklarına kodların basılması ve yetkili firma tarafından bandrol ve kodların ürün izleme sistemi aracılığıyla aktif hale getirilmesi'' şeklinde tarif edilmiştir, Aynı tebliğde ‘‘19 Haziran 2007 tarihinden itibaren ÜİS dışında tütün mamulleri ve alkollü içki üretimi ya da ithalatı yapılamayacaktır’’, ‘‘Seri üretim yapmayan üreticilere ise aktive edilmiş olan bandrolleri teslim alabilecekleri tarih ve yer Gelir İdaresi Başkanlığınca bildirilecektir’’, ‘‘ -Bira dışındaki alkollü içki işletmelerinde üretim hattında, her bir şişe veya diğer iç ambalajların kapağı üzerine kapak açıldığında yırtılacak şekilde " yapıştırılacaktır’’ hükümlerine yer verilmiştir, 07.11.2009 tarihli 27399 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6 Nolu Tütün Mamülleri Ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzlem Sistemi Genel Tebliği’nin 2.4 maddesinde; ''Tebliğin (1) numaralı 'Giriş' bölümünün 10 uncu paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir. 1/1/2010 tarihinden itibaren yıllandırma işlemi için bekletilecek şişelenmiş şaraplarda, bekletilme süresince bandrol kullanılmaz. Söz konusu ürünlerin sayımları seri üreticilerde ürün izleme sistemi vasıtasıyla yapılır. Üreticiler tarafından yıllandırma için bekletilen ürünlere ilişkin bilgiler üçer aylık dönemleri izleyen ayın 20 nci gününe kadar Tebliğ ekinde yer alan EK-III.A “Yıllandırma İşlemi İçin Bekletilen Şaraplara İlişkin Bildirim Formu” ile TAPDK’ya bir dilekçe ekinde bildirilir. Ocak-Mart 2010 dönemine ilişkin olarak yapılacak ilk bildirim 20/4/2010 tarihine kadar yapılacaktır. TAPDK’dan onay almak koşulu ile şarap üreticisi firmalar, şişeli yıllandırma işlemi için uygun şartlara sahip ve üretim yeri ve müştemilatı içerisinde sınırları belirli bir yıllandırma alanında; etiket, kapişon v.b. ambalaj malzemesi kullanmaksızın bandrolsüz şişeli ürün bulundurabilirler. Bu ürünlere, üreticiler tarafından piyasaya arz edilmek üzere etiketlenip kapişonlandıkları anda bandrol uygulanacaktır'', ''Şarap üreticisi firmalar 31/12/2009 tarihine kadar TAPDK’ya başvurarak şişeli yıllandırma işleminin gerçekleştirileceği alanı ve bu alanın şişeli yıllandırmaya uygun olduğunu belirtir, içeriği TAPDK tarafından belirlenmiş taahhütname ile onay almak zorundadırlar. Bu onayı almayan firmalar şişeli yıllandırma işlemini yapamazlar. Bu onay alınmaksızın, yıllandırma işlemi amacıyla bandrolsüz alkollü içki bulundurulması, 'ambalajlarında bandrol bulunmayan alkollü içki' kapsamında değerlendirilecektir'' hükmüne yer verilmiştir. 4733 Sayılı Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (e) bendi olup şöyledir; Kurumdan izin almadan veya bildirimde bulunmadan dökme alkollü içkileri piyasaya arz eden, sevkiyatını yapan veya izin verilen yerlerden farklı yerlerde depolayanlara ikiyüzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. Tüm mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda sanığın ilkel yollarla ürettiği şarabı bidonlar içinde muhafaza etme şeklinde gerçekleştirdiği eylemi 4733 sayılı Kanunun 8. maddesinin 5. fıkrasının e bendinde yazılı -Kurumdan izin almadan veya bildirimde bulunmadan dökme alkollü içkileri piyasaya arz eden, sevkiyatını yapan veya izin verilen yerlerden farklı yerlerde depolayanlara ikiyüzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir-kabahate uymaktadır, bu nedenle Bölge Mahkemesinin 5326 sayılı Kanunun 24. madesinde yazılı ''Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idarî yaptırım kararı verilir'' hükmünün uygulaması gerektiği, ancak kabahat tarihi olan 24.11.2016 tarihi itibarıyla istinaf inceleme gününde, kabahat tarihinde yürürlükte bulunan 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen 3 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu,gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA dair karar vermesi gerekirken yazılı gerekçeyle mahkumiyet kararı vermesi yasaya aykırıdır.
Sonuç olarak; sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince hatalı şeklide kurulan mahkumiyet hükmünün anlattğım gerekçe ile bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun, bozma kararına değişik gerekçe ile katılmıyorum.18.03.2025