Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/1431 E. 2023/6371 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1431
Karar No
2023/6371
Karar Tarihi

MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1029 E., 2016/168 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2014/1029 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.09.2022 tarihli, 2021/17034 Esas, 2022/11851 Karar sayılı kararı ile "Dosya içerisinde mevcut olan ve ... S.P.A ile ... / Lauren Company firmalarının yetkilileri tarafından ... irtibat bürosu yetkilisi ...’e verilen asıl vekâletnamelerin içeriğinde “ Gümrük davasını ve diğer davaları takip konusundaki onay, duruma göre yazı faks veya e-posta ile verilecektir.” ve “Bir gümrük süreci ya da başka bir süreci takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamaların bulunması karşısında, katılanlar ... S.P.A ile ... / Lauren Company vekilinden iş bu dava dosyasında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla marka sahibi firmaların yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisinin tercüme edilmiş aslının veya onaylı örneklerinin bulunup bulunmadığı sorulup, varsa denetime imkân verecek şekilde dosyaya eklenmesinden sonra iade edilmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine" karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, arama tutanağının usule aykırı olarak düzenlendiğine zira 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak aramada iki işlem tanığının hazır bulundurulmadığına, sanığın gözaltında geçirdiği bir günlük sürenin cezasından mahsup edilmesi ve re'sen gözetilecek sebeplerle sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükümünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan firmalar vekili 03.09.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Kral Jeans isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur.

2. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 03.09.2014 tarihli ve 2014/981 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde yapılan aramada satışa arz edilmiş vaziyette 12 adet The/Polo Lauren, 1 adet ..., 1adet La Martina marka ve logolu tişörte el konulmuştur.

3. Dosyada mevcut 10.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda; incelenen suça konu ürünlerin orijinal olmayıp taklit olarak üretildiği, üzerilerinde katılanlar adına tescilli markanın iktibas yolu ile taklit edilerek kullanıldığı ve eylemin marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

4. Sanık savunmalarında; iş yerinin sahibi olduğunu seyyar satıcıdan satın aldığı bu ürünleri satışa sunduğunu kabul ettiğini ancak bu ürünlerin taklit markalı olduklarını bilmediğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE Usulüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmalarının ve mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği gözetilerek, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre sanığın, tescilli markaları taşıyan orijinal ürünleri nereden satın alması gerektiğini ve faturasız olarak veya orijinaline göre uygun fiyatlı satın aldığı ürünlerin taklit ürün olup

olmadığını yaptığı iş gereği bilebilecek durumda olduğu gözetilerek; sanık müdafiinin suçun sübutuna yönelik temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Dairemizin 15.09.2022 tarihli tevdii kararına rağmen, ... Lauren Company L.P ve ... S.P.A firmaları vekilinin şikâyet hakkı sahibi olduğunu gösteren belgeleri ibraz edememesi karşısında; marka hakkı sahibi ... Lauren Company L.P ve ... S.P.A firmalarının sanık hakkında şikâyet tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir şikâyetlerinin bulunmadığı gözetilerek, sadece geçerli vekâletname ve yetki belgesiyle şikâyette bulunan katılan ... firması vekilinin şikâyetine dayalı olarak ilgili firma yönünden hüküm tesisi gerekirken, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,

2.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanunu’nun 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,

3.Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiştir.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2014/1029 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/1431, K. 2023/6371, T. 21.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-1431-e-2023-6371-k-69f8bb510a8c