Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/8762 E. 2024/9675 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8762
- Karar No
- 2024/9675
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/577 E., 2016/403 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında; mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, sanıklar ... ve ... hakkında; beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında bulunduğu, anılan maddede eylem için bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası öngörüldüğü, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, eylem üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde cezanın yarı oranda arttırılacağı, buna göre atılı suç bakımından dava zamanaşımının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 15 yıllık asli, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi bulunacağı, buna göre sanıklara atılı eylemin toplu kaçakçılık suçu kapsamında kaldığı gözetilerek, temyiz inceleme tarihinde zamanaşımı süresinin tamamlanmadığı kabul edilmek suretiyle inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, nakil araçlarının müsaderesi gerektiğine, sanıklar ... ve ... hakkındaki erteleme kararının kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplere hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 1.10.06.2014 tarihinde, önleme araması kararına istinaden, sanık ...’ın sürücüsü olduğu, yanında sanık ...’in bulunduğu binek otomobil ile öncülük yaptıkları, sanık ...’ın sürücüsü olduğu, yanında oğlu olan sanık ...'ın bulunduğu, sanık ... adına kayıtlı 1997 model Volvo marka çekiciye bağlı malen sorumlu şirket adına kayıtlı yarı römorkta yapılan aramada, bidonlar içerisindeki toplam 6.000 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Sanık ... savunmasında; suçta kullanılan ve kendisine ait olan çekici aracı, arkadaşları olan ... ve sanık ...’a kiraladığını, sanık ... ile birlikte araç satın almak amacıyla olay yerinde bulunduğunu, suça konu motorin ile bir ilgisinin bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 4.Sanık ... savunmasında; sanık ... ile birlikte başka bir araç satın almak amacıyla olay yerine gittiklerini, önceden tanıdığı sanık ...’in kolluk tarafından yakalandığını haber alınca sanık ... ile birlikte yanına gittiklerini, ele geçirilen motorin ile bir ilgisinin bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 5.Sanık ... savunmasında; şoförlük yaptığını, araçtaki yükü boşaltıktan sonra tanımadığı bir şahıstan suça konu motorini satın aldığını, motorini araçta kullanacağını, oğlu olan sanık ...’ın gezmek amaçlı yanında bulunduğunu, sanıklar... ile ...’yı önceden tanıdığını, diğer sanıkların motorin ile ilgisinin bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 6.Sanık ... savunmasında; babası olan sanık ...'in sürücüsü olduğu araçta ele geçirilen motorin ile ilgisinin bulunmadığını, gezmek amaçlı araçta bulunduğunu, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 7.Sanıkların savunmaları, analiz raporu ve dosya kapsamına göre dava konusu akaryakıtın kaçak olduğu anlaşılmıştır. 8.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE 1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunmaları, analiz raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar ... ile ...'ın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, adı geçen sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Dosya içinde bulunan 10.06.2014 tarihli tutanakta; sanık ...’ın sürücüsü olduğu, yanında sanık ...’in bulunduğu binek otomobil ile öncülük yaptıkları, sanık ...’ın sürücü, yanında sanık ...'ın bulunduğu, sanık ... adına kayıtlı çekiciye bağlı yarı römorkta yapılan aramada toplam 6.000 litre kaçak motorin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanıkların savunmalarından, sanıklar ... ve ...'ın diğer araçta bulunan sanıklar ... ile ...'in önceden birbirlerini tanıdıkları, suça konu kaçak motorinin ele geçirildiği nakil aracının, öncülük yapan binek otomobilin sürücüsü sanık ...'ın adına kayıtlı bulunması ve...'ın nakil aracını sanıklar ... ile ...'a kiraladığını beyan etmesi, olay tutanağında sanık ...'ın kullandığı otomobil için emniyete ait binanın karşısında bir süre girip çıkan araçları takip ettikten sonra suça konu aracın gelmesiyle hareket ettiğinin belirtilmesi ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde müsnet suçu işleyen sanıklar ... ile ...'in mahkûmiyetleri yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, 3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıkların lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 4.Sanıkların eylemi 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği toplu kaçakçılık olduğu halde, bireysel kaçakçılıktan hüküm kurulması, 5.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 6.Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi dördüncü fıkrası gereğince müsaderesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2014/577 Esas, 2016/403 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.