Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/6539 E. 2026/3976 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6539
Karar No
2026/3976
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/153 E., 2022/167 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 14.08.2014 tarihli olayda cadde üzerinde yürümekte olan sanığın elindeki şeffaf poşette Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.08.2014 tarih ve 2014/96 Değişik iş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada 476 paket kaçak sigara, 22.08.2014 tarihli olayda cadde üzerinde yürümekte olan sanığın elindeki şeffaf poşette Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.08.2014 tarih ve 2014/166 Değişik iş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada 802 paket kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olaylarda, ele geçen kaçak sigaraların miktar itibariyle ticari mahiyette olması karşısında, sanığın inkara yönelik savunma içeriğine itibar etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla, atılı zincirleme kaçakçılık suçunun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1. Zincirleme suçlarda zincirleme suça dahil olan eylemler bağımsızlıklarını muhafaza ettiklerinden 6545, 72 42... sayılı Kanunlarla değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesi maddesi kapsamında zincirleme suçu oluşturan her bir eylemin gümrüklenmiş değeri ayrı ayrı dikkate alınarak, toplam gümrüklenmiş değere göre değil, gümrüklenmiş değerlerden en ağır olanına göre uygulama yapılması gerektiği, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında etkin pişmanlık ihtaratının ise zincirleme suçu oluşturan eylemlerde ele geçen kaçak eşyaların toplam gümrüklenmiş değeri üzerinden yapılarak uygulama yapılması gerektiği gözetilerek; 22.08.2014 tarihli olayda, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in birlikte ellerinde içinde sigara bulunan şeffaf poşetlerle kaldırım üzerinde yürüdükleri sırada kolluk görevlilerince sanıklara müdahale edilerek Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.08.2014 tarih ve 2014/166 Değişik iş sayılı önleme araması kararı ile yapılan aramada, sanık ...'in elindeki poşet içerisinde 802 paket, temyiz dışı sanık ...'in elindeki poşet içerisinde 1090 paket kaçak sigara ele geçirildiği, sanıkların savunmalarında olaydan önce birbirlerini tanımadıklarını, kaçak sigaraları aynı yerden aldıklarını ve orada tanıştıklarını, beraber yolda giderken yakalandıklarını beyan etmelerine göre, 22.08.2024 tarihli olayda sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in fikir ve eylem birliği ile birlikte hareket ettiklerine dair savunmalarının aksine delil bulunmadığı, buna göre de sanık ...'in 22.08.2014 tarihli olayda ele geçen 1892 paket kaçak sigaranın tamamından değil de elindeki poşette ele geçen 802 paket kaçak sigara ile zincirleme suça esas 14.08.2014 tarihli olayda yine elindeki poşette ele geçen 476 paket kaçak sigaradan sorumlu olduğu, dosyada 22.08.2014 tarihli olayda her iki sanıkta ele geçen 1892 paket kaçak sigaraya ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının bulunduğu, sanıkların sorumlu oldukları miktarlara ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları bulunmadığı cihetle; sanık ...'in sorumlu olduğu 802 paket kaçak sigara için kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlettirilerek 6545, 72 42... sayılı kanunlarla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi ve etkin pişmanlık ihtaratının da buna göre yapılması yerine sanık ...'in 22.08.2014 tarihli olayda ele geçen tüm sigara miktarı olan 1892 paket kaçak sigaradan sorumlu tutularak bu miktara ait kaçak eşyaya mahsus tespit varakası üzerinden eşya hafif değerde kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

2. Sanık hakkında hem hapis, hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/6539, K. 2026/3976, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-6539-e-2026-3976-k-35fa1bcb0da6