Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/5292 E. 2023/8174 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5292
- Karar No
- 2023/8174
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/339 E., 2021/508 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı, mahkemece kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasının da hükmü temyize hak vermeyeceği anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.05.2013 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, karar tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/339 Esas, 2021/508 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan 21 FA 130 plakalı nakil aracının trafik sicil kaydı üzerindeki şerhin kaldırılması suretiyle hak sahibine İADESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle karar verildi.