Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/5257 E. 2023/8172 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5257
- Karar No
- 2023/8172
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/93 E., 2021/1232 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı iadesine üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2011/879 Esas, 2016/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca erteli 10 ... hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tebdirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sanık lehine getirilen düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle mahkemesine iade edilmiştir. 3.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/93 Esas, 2022/1232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 10 ... hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ve suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.06.2022 tarihli ve 2022/19506 numaralı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasını ihlal eder nitelikte olmadığına, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararı gereği atılı suçun oluşmadığına, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, müsadere kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 18.10.2011 günü Rusya'dan ülkemize giriş yapmak için gelen uçakta yolcu olarak bulunan sanığın polis pasaport giriş işlemlerine müteakip gümrüğe tabi eşyam yok anlamına gelen yeşil hattı geçtikten sonra ülkemize giriş yapmak üzere iken şüphe üzerine gümrük muhafaza memurları tarafından çıkış kapısında durdurulduğu, X-Ray cihazında çantasında şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda toplam 2.788,48 gram hurda altın ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmalarında suça konu altınların kendisine ait olduğunu, Türkiye'de satmak ve değerlendirmek amacıyla getirdiğini ve ithal için gümrük işlemi gerektiğini bilmediğini beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Suça konu altınlara ilişkin düzenlenen 18.10.2011 tarihli tutanak içeriğine göre; altınların toplamda 2.760,86 gram olduğu, 14 ayar olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, bilirkişi raporu içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın Atatürk Havalimanı’na geldikten sonra pasaport giriş işlemlerini müteakip yeşil hattı ve gümrük kontrol noktasını geçtikten sonra ülkemize giriş yapmak üzere çıkış kapısında görevlilerce şüphe üzerine durdurulduğu ve beraberindeki çanta kontrol edildiğinde suça konu altınların ele geçirildiği, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının eşyanın vergilendirmeye tabi tutulup tutulmadığı ayırt edilmeksizin ''Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.'' hükmünü içerdiği, sanığın yurda gümrük işlemine tabi tutmadan eşyayı sokması ve suça konu eşyanın ticari miktar ve mahiyette bulunması karşısında eyleminin sabit olduğu belirlenmekle sanık müdafiinin suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Etkin pişmanlık ihtarının sanığın bizzat kendisine yapılması gerektiği cihetle, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği anlaşılmakla, dosya kapsamında sanık yerine müdafiine duruşma gününe kadar ödeme yapılması hususunda ihtarat çıkarılması ve usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/93 Esas, 2022/1232 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.