Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/4950 E. 2026/4340 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4950
- Karar No
- 2026/4340
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/131 E., 2021/187 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahkemenin 06.10.2015 tarihli kararı ile sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği, anılan kararın katılan vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarihli yazısı ile 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61. ve 62. maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. ve 5. maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması nedeni ile dava dosyasının mahkemesine iade edildiği, anılan iade işlemi üzerine verilen kararın sanık ... tarafından temyiz edildiği ve sanık ...'a usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen temyiz edilmemesi nedeniyle sanık ... hakkında 19.10.2015 tarihli mahkûmiyet kararının temyiz edilmeden kesinleştiği ve ancak uyarlama yargılamasına konu olabileceği gözetilmeden, sanık ... hakkında da yargılamaya devamla hakkında verilen 22.02.2021 tarihli mahkûmiyet kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanık ... hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Nakil Aracı Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde; Dosya kapsamından; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/1. maddesi uyarınca müsadere kararı verilebilmesi için müsadereye konu aracın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiğine göre, aracın sahibi olan malen sorumlu tarafından nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamından delil elde edilememesi nedeniyle iade edilmesi yerine yazılı gerekçeyle aracın iadesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamış olup, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının müsadere talebinin reddine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 04.11.2013 olduğu, Daha önce Dairemizin 2013/12 Esas, 2023/11752 Karar sayılı ilâmı ile bozulan Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/320 Esas, 2023/1158 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.11.2013 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.