Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/4234 E. 2023/8055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4234
- Karar No
- 2023/8055
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/907 E., 2021/324 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet Şikâyetçi Gümrük İdaresinin temyiz talebi yönünden; sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... vekilinin temyiz talebi yönünden ise, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü katılma talebinin kabulü ile temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan ... Vekilinin Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Talebi Yönünden 1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 17.11.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Ancak anılan karar Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna (TAPDK) tebliğ edilmeden suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin itirazı üzerine merciinin kararıyla 06.01.2012 tarihinde kesinleştirilmiştir. Akabinde sanığın 17.09.2012 tarihinde denetim süresinde işlediği suç nedeniyle sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle dava dosyasının mahalline iade edildiği ve temyize konu hükmün kurulduğu, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın yurt içinde kaçak sigara bulundurmaktan ibaret eyleminin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise ... (Kapatılan TAPDK yerine) olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 17.11.2011 tarihli karara yönelik Tarım ve Orman Bakanlığının itiraz hakkının bulunduğu anlaşılmakla; söz konusu kararın anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresi başlamadığı hâlde, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek hüküm tesisi Kanuna aykırıdır. 2.Yukarıda açıklanan duruma istinaden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmadığı tespit edilmiştir. 3.Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 4.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın 06.10.2011 tarihli zamanaşımı süresini kesen son işlem olan savunmasından itibaren, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür. II. KARAR A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/907 Esas, 2021/324 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... Vekilinin Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.