Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/4159 E. 2023/5647 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4159
Karar No
2023/5647
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/286 E., 2020/158 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2014/226 Esas, 2015/233 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci ve 62 nci maddesi, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 1500,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmedilen 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/31192 Esas, 2019/12904 Karar sayılı ilâmıyla; "Suça sürüklenen çocuk hakkında düzünlenen 01.12.2014 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanağında, ailesiyle yaşadığı ve öğrenci olduğu, herhangi bir geliri bulunmadığının tespiti karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilirken ekonomik durumu da gözetilerek adli para cezası dışında bir başka seçenek yaptırıma çevrilme olanağı tartışılmaksızın, suça sürüklenen çocuğun şahsi ve sosyal durumuna uygun olmayacak şekilde adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesi, Kabule göre de, Katılan ... İdaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından katılan lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2020 tarihli ve 2019/286 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında aynı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci ve 62 nci maddesi, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 ... 15 gün süre ile ormanlık alanlara gitmekten yasaklanmasına, seçenek tedbirine çevrilmesine ve emvalin müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; bozma gerekçelerine uyulmadığına ve hukuka aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.17.07.2014 tarihinde ormanlık alanda yapılan kontrolde 7 adet ağacın motorlu testere ile kesildiği tespit edilmiştir. 2.Suça sürüklenen çocuk savunmasında suçu ikrar etmiştir. 3.Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda orman sayılan yerde yapacak nitelikteki ağaçların motorlu testere ile dikiliden kesildiği tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuğun eyleminin motorlu testereyle ağaç kesme suçunu oluşturduğu, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hallerinin de dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı ve 67 nci maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık olağan ve 11 yıl 3 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ormanlık alana gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilirken, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Yardım Kuralları Yönetmeliği'nin 38 inci maddesinin üçüncü fıkrası da gözetilerek, kanun koyucunun amacına denetime elverişli, işlenen suçun niteliğine uygun, yeniden suç işlemesini önleyebilecek bir yaptırıma çevrilmesi gerektiği gözetilmeden infaz ve denetim olanağı bulunmayacak şekilde 2 ... 15 gün süre ile ormanlık alanlara girmekten yasaklanma seçenek yaptırımına çevrilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2020 tarihli ve 2019/286 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/4159, K. 2023/5647, T. 06.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-4159-e-2023-5647-k-7403ef1e5202