Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/3509 E. 2025/13525 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3509
Karar No
2025/13525
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1155 E., 2021/752 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmaması, kovuşturma aşamasında ise bozma ilâmı sonrası tensip zaptında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması halinde indirim oranının 1/3 olacağının ve ödeme yapılması gereken meblağın belirtilmesi, tensip zaptı 20.10.2021 tarihli duruşmada okunduğunda sanığın ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere sanığın yanıltılmış da sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen 1 nolu görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 31100 sayılı, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,

2.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1, 2, ve 3. fıkralarının uygulanması'' ibaresinin eklenmesi ile verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bendinde yer alan "cezanın" ifadesinin çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/3509, K. 2025/13525, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-3509-e-2025-13525-k-b98b472c46d6