Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18283 E. 2024/9919 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18283
Karar No
2024/9919
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/342 E., 2021/359 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, mahkûmiyete yeterli somut ve inandırıcı delil bulunmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde, önleme araması kararına istinaden oluşturulan uygulama noktasında durdurulan kamyonda yapılan aramada 17.500 litre kaçak akaryakıt ele geçtiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında; atılı suçu kabul etmediğini, aracın kendisine ait olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; fiilen sanığa ait olan ve sanığın sevk ve idaresindeki araçta gümrük kaçağı akaryakıt ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.06.2014 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 06.08.2014 olduğu, Dairemiz 13.04.2022 Tarih 2021/7013 Esas, 2022/7456 Karar sayılı ilamı ile incelenerek bozulmasına karar verilen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1043 Esas, 2015/44 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.06.2014 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.06.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18283, K. 2024/9919, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-18283-e-2024-9919-k-0d713d535e96