Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/25677 E. 2025/6765 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25677
- Karar No
- 2025/6765
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/137 E., 2016/19 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili, sanık ... müdafisi, sanıklar ... ve ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; duruşmadan haberdar edildiği halde usulüne uygun şekilde katılma talebinde bulunmadığı için katılan sıfatını alamayan suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafisinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Duruşmadan haberdar edildiği halde usulüne uygun şekilde katılma talebinde bulunmadığı için katılan sıfatını alamayan suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.10.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun taraflar çağrılıp, duruşma açılmak suretiyle Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenle sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III-Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.11.2013 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında Bahçe Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/159 Esas, 2021/294 Karar sayılı, Dairemizce aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen dosyasındaki suç tarihinin 06.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.07.2013 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Suç konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçaçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafisi ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.05.2025 tarihinde karar verildi.