Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/16657 E. 2025/6238 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16657
Karar No
2025/6238
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.GEREKÇE A.Nakilde Kullanılan Aracın İadesine İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/1. madde ve fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması, malen sorumlunun nakil aracını kiralama şirketine verdiğini beyan etmesi, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; nakil aracının hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Katılan ... idaresi Vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden Dosya içinde bulunan 19.05.2014 tarihli tutanakta; sanık ...'nin yolcu, sanık ...'in sürücü olarak bulunduğu binek araçta önleme araması kararı ile yapılan aramada, aracın arka koltuğunun sökülen kısmında üzeri örtülü vaziyette, ön yolcu koltuğunun paspas altında ve bagaj kısmında toplam 998 karton bandrolsüz sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...’un aşamalarda değişmeyen savunmalarında, yolda otostop ile el kaldırıp araca bindiğini, diğer sanık ...'i tanımadığını, araçta bulunan suça konu sigaralardan haberi bulunmadığını beyan etmiş ise de; suça konu sigara kartonlarının aracın muhtelif yerlerinde bulunması ve sanıkların cep telefonu hatlarına ait HTS kayıtlarından suç tarihinde görüşmeler yaptıklarının anlaşılması karşısında, ele geçen eşyanın miktarı ve dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... ile iştirak halinde müsnet suçu işleyen sanık ...’nin mahkûmiyeti yerine, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. C.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda kanuna uygun ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. II.KARAR A.Nakilde Kullanılan Araçların İadesi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle; katılan ... İdaresi vekili ile sanık ... müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle; katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/16657, K. 2025/6238, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-16657-e-2025-6238-k-61a92e1fba06