Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18105 E. 2024/6400 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/18105
- Karar No
- 2024/6400
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/766 E., 2021/552 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...’nın temyiz nedenleri; olayla ilgisinin bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ...’nın temyiz nedenleri; pişman olduğuna, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden kolluk görevlilerince oluşturulan uygulama noktasının gerisinde bekleyen bir araçtan şüphelenilmesi üzerine yanına gidildiğinde, sanık ...'nın bulunduğu, öncü olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine kavşaktan dönen başka bir aracın farklı istikamete dönmesi sonucu takibi neticesinde ... plakalı aracı bırakarak kaçan sanık ... ve Suriye uyruklu bir şahsın yakalandığı anlaşılmıştır. Araçta yapılan aramada 750 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş, suça konu eşyanın ele geçirildiği aracın, öncü olan ... adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Yakalanan üç sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır. Suça konu sigaraların ele geçirildiği araçta bulunan Suriye uyruklu sanık hakkında kovuşturma aşamasında beyanına başvurulamadığı için dosyanın sürüncemede kalmaması amacıyla mahkemece tefrik kararı verilerek sanıklar ... ve ... hakkında yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında, suça konu sigaraların ...'ya ait olduğunu, para karşılığı bu işi kabul ettiğini ifade etmiştir. Sanık ... savunmasında, diğer sanıkların sigara taşıdığını bilerek öncülük yaptığını ifade etmiştir. Suçta kullanılan nakil aracına ilişkin dosya kapsamına alınan bilirkişi raporuna göre, suça konu eşyanın ağırlık olarak aracın %50'sini, hacim olarak da bagaj hacminin 1,5 katını kapladığı, aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, piyasa değerinin 6.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Sanıklar hakkında mahkûmiyet kararlarının temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle dosyanın yerel mahkemeye iadesi üzerine, mahkemece gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını tebliğden itibaren 30 gün içerisinde ödemeleri yönünde sanıklara ihtaratın tebliğ edildiği, ancak ödemenin yasal sonuçlarının bildirilmediği saptanmıştır. Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıkların aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında kaldığı gözetilerek, sanıklara ek savunma hakkı tanınarak anılan maddeler uyarınca cezalandırılması yerine, yazılı şekilde temel cezanın belirlenmesi, 2. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklara, hüküm verilinceye kadar etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapmaları halinde cezalarında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, sanıklara yapılan tebligata eklenen ödeme ihtaratında tebliğden itibaren 30 gün içerisinde gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemeleri için süre tanınması ve ödemenin yasal sonuçlarının bildirilmemesi suretiyle sanıkların yanıltılmaları ve haklarında ödemediklerinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3.Sanık ...'nın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerine getirilen lehe düzenlemeler gereği, sanık hakkında tekerrüre esas olan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının, yine 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerekmesi, Kabule göre de, 1. Sanıklar hakkında temel cezada 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapıldığında 4 yıl 12 ay hapis cezası üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim ile neticeten 3 yıl 14 ay hapis cezası yerine 4 yıl 2 ay hapis cezası belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, 3. Suça konu eşyanın müsaderesinde 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının ve nakil aracının müsaderesinde 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.