Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17766 E. 2026/5662 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17766
Karar No
2026/5662
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/498 E., 2021/1202 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suçtan zarar gören ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; davadan haberdar edildiği halde usulüne uygun şekilde katılma talebinde bulunmadığı için katılan sıfatını alamayan suçtan zarar gören ... İdaresinin hükmü temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.Suçtan Zarar Gören ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Kamu davasından haberdar edilmesine rağmen usulüne uygun dilekçe ile veya sözlü olarak katılma talebinde bulunmadığı için müdahillik sıfatı kazanmayan ... İdaresinin temyize hakkı bulunmadığından, suçtan zarar gören ... İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Sanığa duruşmada Yargıtay bozma ilamının okunduğu ve sanığın daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen ... vergi miktarını dahi ödeyecek imkânının olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, Tebliğname'de belirtilen (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, sırasıyla 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca artırım yapılması, ardından aynı Kanun'un 3/10-son maddesi gereği hapis cezasının 3 yıldan az olamayacağının gözetilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan Mahkemece uygulama maddeleri olarak 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5. ve 3/10. maddeleri gösterilmek suretiyle temel cezanın doğrudan 3 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, eşyanın değerinin pek hafif olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve Tebliğname'de belirtilen (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanığın tekerrüre esas alınan ilâmı yönüyle 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler dikkate alınarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve ilâmın tekerrüre esas olması hususunun infaz aşamasında değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; 1.Sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

2.Hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmaması,

3.Suça konu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, sadece adli emanetin 2014/255 sırasında kayıtlı olan kaçak sigaraların 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,

4.Duruşmadan haberdar edildiği halde usulüne uygun şekilde katılma talebinde bulunmadığı için katılan sıfatını kazanamayan ... İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (9) numaralı bendinde yer alan "cezasının" ibaresinin çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasına "15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1, 2, ve 3. fıkralarının uygulanması" ifadesinin eklenmesi, hükümden (11) numaralı bendinin çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine," ifadesinin eklenmesi, hükümden (13) numaralı bendin çıkartılması ve diğer bent numaralarının buna göre sirayet ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/17766, K. 2026/5662, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-17766-e-2026-5662-k-ed633233e2b1