Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17448 E. 2025/5343 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17448
- Karar No
- 2025/5343
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/984 E., 2016/151 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Kabule göre; Dava konusu eşyanın pek hafif değerde olması ve sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi karşısında; sanığın eylemine tatbik edilen ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un, her halükarda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre sanık lehine sonuç doğurduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamede belirtilen (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararları doğrultusunda; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'de belirtilen (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1-Sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği mahkûmiyetine karar verilmesi sırasında bu hükümlere atıf yapan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 2-Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi veilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) numaralı bendinden ''5607 sayılı yasanın 3/5.maddesi'' ibaresinin çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme ''6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci fıkrası'' ibarelerinin eklenmesi, hükmün eşya müsaderesine ilişkin bölümünden ''5237 sayılı TCK'nun 54/1. maddesi'' ibaresinin çıkarılması, yerine gelmek üzere hükme ''5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası'' ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.