Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17056 E. 2024/11381 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17056
- Karar No
- 2024/11381
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/208 E., 2021/357 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebebi, gümrüklenmiş değerin pek hafif olmadığına, cezada 2/3 oranında indirim yapılarak adlî para cezasına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 16.05.2014 tarihinde kolluk görevlileri tarafından sigara tezgâhı başında bulunan suça sürüklenen çocuğun sigaraları pasaj içindeki poşetlerden alarak tezgâha getirdiğinin ve sattığının anlaşılması üzerine tezgâh üzerinde ve pasaj girişinde görünür vaziyetteki 170 paket kaçak sigaranın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuk savunmalarında sigaraları satış amacıyla bulunduruğunu beyan etmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Zincirleme suç kapsamında değerlendirilen Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesi'nin 2020/207 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 13.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 14.04.2014 olduğu, temyiz incelemesine konu dosyada ise suç tarihinin 16.05.2014 olduğu ve hukuki kesinti oluştuğu anlaşılmakla, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 3.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının suça sürüklenen çocuk tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden, 1/3 oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılması ve hüküm verilinceye kadar ödeme yapabileceğinin ihtarı yerine 2 aylık süre içerisinde ödeme yapması gerektiği ihtar edilerek savunma hakkının kısıtlanması, 4.Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi, Kabule göre de; 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis ve 2 gün karşılığı adli para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim uygulanması sonucu 10 ay hapis ve 1 gün karşılığı adlî para cezası yerine "10 ay 1 tam gün adli para cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 2.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilen ve kesinleşen cezanın mahsubu ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.