Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16528 E. 2026/3925 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16528
Karar No
2026/3925
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/938 E., 2022/166 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I-Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhasıran suçta kullanılan nakil aracına yönelik olduğu gözetilerek; iddianamede müsadere talebi bulunmayan nakil aracının müsaderesine ilişkin temyiz incelemesine konu bir kararın da mevcut olmadığının anlaşılması karşısında, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

II-Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden; 1466 karton ... kaçağı ve bandrolsüz sigaranın ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. ve 3/1. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vahamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi, ayrıca Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri fahiş olduğu halde, sanığa verilen cezada 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesi (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin “3/23.” maddesi olarak değiştirildiği gözetilerek) gereği artırım yapılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve Tebliğname'de belirtilen (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; 1.Temel cezanın belirlenmesi sırasında 65 45... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/ 10... /10-son maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken delâlet maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-b bendinde yer alan hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün temel cezanın belirlenmesine ilişkin bendinde yer alan "3/5" ibaresinden önce gelmek üzere "3/18. maddesi delâletiyle aynı Kanun'un" ibaresinin eklenmesi, hükümden hak yoksunluklarına ilişkin bendin çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1, 2, ve 3. fıkralarının uygulanması," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16528, K. 2026/3925, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16528-e-2026-3925-k-ddcc62315c1a