Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16501 E. 2023/4387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16501
- Karar No
- 2023/4387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1939 E., 2022/826 K. SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2012 tarihli ve 2012/146 Esas, 2012/455 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu ürünlerin müsaderesine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 17.10.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2018/461 Esas, 2019/792 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine dosya ele alınarak; suçu işleyenin ... adlı kişi olduğu şeklindeki gerekçe ile sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3.Anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2019/3033 Esas, 2020/1920 Karar sayılı ilâmıyla; "5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten ve bu karar kesinleştikten sonra, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi durumunda, önceden verilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması gerekirken, sanığın beraatine karar verilmesi, Kabule göre de; Görülen davalardan birinin istinaf aşamasında olması halinde davaların üst mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesince birleştirilmesi hukuken mümkün olmayıp, 7188 sayılı Kanunun 27. maddesiyle değişik CMK'nun 280/1-f. maddesinde, davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına karar verileceği hükmüne göre yapılan incelemede; Sanığın kollukta alınan beyanında, bu ürünlerin tamir için kendisine bırakıldığını, mahkemede alınan ilk savunmasında, iş yerinin kendisine ait olduğunu belirterek, ürünleri çantacı tabir edilen kişilerden satın aldığını belirttiği, son yargılamada ise iş yerinin kendisine ait olmadığını, ...'e ait olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından, ... isimli kişi hakkında Marka Hakkına Tecavüz suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, kamu davası açılması halinde davaların birleştirilerek yargılama yapılması ve dava konusu eylemlerden hangi sanık yada sanıkların sorumlu olduğu hususunda delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir işlem yapılmadan kovuşturmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/457 Esas, 2021/740 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat; birleşen dosyanın sanığı olan ... hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 5.Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak, Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/457 Esas, 2021/740 Karar sayılı sanığın beraatine ilişkin hükmün kaldırılmasına, sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. 6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, suça konu ürünler üzerinde kullanılan markalara ait marka tescil belgelerinin emtia listesi ile birlikte onaylı ve renkli örnekleri getirtilmeden eksik kovuşturma ile karar verildiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren 06.12.2022 tarihli ve 7- 2022/100146 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; iş yerinin kendisine ait olmadığına, suç tarihinde diğer sanık ...'in yanında çalıştığına, suça konu saatlerin satış amaçlı dükkanda olduğuna dair bilgisi bulunmadığına bu sebeplerden hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Katılan firmalar adına vekilinin, 31.10.2011 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile ... Watch & Silver isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin marka haklarına tecavüz edilerek satışının yapıldığı iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur. 2.Kuşadası 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 31.10.2011 tarihli ve 2011/912 Değişik İş sayılı kararına istinaden vergi levhası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen diğer sanık ... adına kayıtlı olan iş yerinde, sanık ... hazır bulunduğu halde yapılan aramada; 2 adet Tommy Hilfiger markalı, 3 adet Rolex markalı olmak üzere toplam 5 adet saat ele geçirilmiş, sanık ... arama tutanağını iş yeri yetkilisi sıfatı ile imzalamıştır. 3.İlk derece Mahkemesince, SGK kayıtları ve tarafların aşamalarda ki beyanlarına göre sanık ...'nin sanık Muharrem'in yanında çalıştığı, dükkanı Muharrem'in işlettiği, saatlerin satımından oluşacak menfaatin Muharrem'e ait olduğu, Asil'in işçi olarak dükkânda neler satıldığı hususunda denetim ve gözetim görevi bulunmadığı ve kazancın kendisine ait olmayıp işçi konumunda çalışması şeklindeki gerekçe ile sanık ...'nin üzerine atılı suça iştirak ettiği hususu kesin net delillerle ispat edilemediğinden beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ...'nin suç tarihinde iş yeri sorumlusu olarak taklit ürünlerin olduğu iş yerinde hazır bulunduğu, bu tip ürünlerin ticaretini yapan sanığın ürünlerin taklit olduğunu bilebilecek durumda olduğunu kabul etmek gerektiği, sanık ayrıca ürünlerin iş yerine tamir için bırakıldığını belirtmiş ise de, bu konuda belge sunmamış olduğundan suçunun sabit olduğu kanaati ile, sanık hakkında ilk derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Tebliğname Yönünden Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığının 08.05.2012 tarihli ve B.14.1.TPE.0.07.02.00-12/5916 sayılı yazısı ekinde, katılan firmalar adına tescilli markalara ait marka tescil belgesi örneklerinin gönderildiğinin ve bu belgelerin dosyada mevcut olduğunun anlaşılması karşısında, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. 2.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Olay ve Olgular bölümünde belirtildiği üzere arama anında iş yerinde hazır bulunan sanığın iş yeri yetkilisi sıfatıyla arama tutanağını imzalaması, sanığın 31.10.2011 tarihinde alınan ilk beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'nin marka hakkına tecavüz suçuna iştirak ettiği sabit olduğundan sanığın suçun sübutuna yönelik temyiz istemleri yerinde görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1939 Esas, 2022/826 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.