Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14739 E. 2026/4383 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14739
Karar No
2026/4383
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1181 E., 2022/924 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1. 23.08.2014 tarihli Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağına göre, icra edilen aramanın Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığından alınan 23.08.2014 tarihli arama kararı kapsamında gerçekleştirildiğinin belirtilmesi karşısında, anılan arama kararının aslı veya onaylı sureti dosya arasına alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmadan savunma hakkının kısıtlanması,

3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması ve belirlenen ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde düzenlenen değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken, uygulama sırasında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Sanığa verilen kısa süreli olmayan hapis cezasının kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/14739, K. 2026/4383, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-14739-e-2026-4383-k-b65c81d6d8bf