Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14591 E. 2024/9311 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14591
Karar No
2024/9311
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/309 E., 2021/690 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; mahkûmiyet hükmünün bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın ikametinde usulüne uygun yapılan aramada boğma rakı olarak tabir edilen toplam 114,5 litre alkollü içki ele geçirilmiş ve sanık hakkında 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık her ne kadar soruşturma aşamasında ele geçen içkileri kendisinin içmek için yaptığını beyan etmiş ise de; kovuşturma aşamasında 7242 sayılı Kanun değişikliği iadesi öncesi mahkemede, içkileri eşi Mustafa'nın içmek için arkadaşı ile birlikte yaptığını beyan ettiği halde 7242 sayılı Kanun değişikliği iadesi üzerine alınan savunmasında içkileri kızının eski kocasının yaptığını beyan ederek çelişkili ifadelerde bulunduğu görülmüştür. Dosyada mevcut 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre ; ele geçen eşyanın boğma rakı tabir edilen distile alkollu içki olduğunu, miktarın ticari mahiyette olup, 5.021,10 TL vergiler toplamı ile 6.509,60 TL gümrüklenmiş değerinin bulunduğunun bildirildiği ve gümrüklenmiş değerin suç tarihi itibarıyla pek hafif değerde olduğu, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu tespit edilmiştir. Sanığın evinde yapılan aramada ticari miktarda içkinin ele geçmesi, sanığın çelişkili savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası uyarınca kamu davası açıldığı halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. madde ve fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi, 2.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3. İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu eşyanın müsaderesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/14591, K. 2024/9311, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-14591-e-2024-9311-k-7a6bbf127096