Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/13204 E. 2024/5754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13204
Karar No
2024/5754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5395 E., 2021/5074 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik istinaf başvurusunun reddine, ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Şikâyetçi ... vekilinin Temyizi Yönünden Şikâyetçi ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine dair kararının temyizi kabil olmayıp, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu anlaşılmıştır. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara yönelik şikâyetçi ... vekilinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, şikâyetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanunî şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli belgeleri ibraz etmediği anlaşıldığından, şikâyetçi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Şikâyetçiler ... ve ... Vekilinin Temyizi Yönünden Şikâyetçiler vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün 15 günlük yasal süreden sonra temyiz edilmesi nedeniyle şikâyetçiler vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık Müdafiin Temyizi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. GEREKÇE A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Şikâyetçi ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine dair kararının temyizi kabil olmayıp, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75 inci maddesindeki "71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, şikâyetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanunî şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli belgeleri ibraz edemediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Şikâyetçiler ... ve ... Vekilinin Temyizi Yönünden Şikâyetçiler vekiline usulüne uygun olarak 12.06.2022 tarihinde tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 28.06.2022 tarihinde temyiz etmiş bulunan şikâyetçiler vekilinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. D. Sanık Müdafiin Temyizi Yönünden Meslek birliklerinin şikâyeti üzerine olay günü sanığın işlettiği kafede yapılan delil tespitinde, katılanlar ... ve ... meslek birliklerinin hak sahibi olduğu suça konu eserin you tube isimli kanal üzerinden izinsiz umuma iletildiği tespit edilmiştir. Sanık savunmasında, youtube üzerinden müzik yayını yapmanın suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın iş yerinde youtube isimli internet sitesinden çalan müziklere müdahale imkanı olmadığı bu nedenle hangi sanatçının parçasının çalınacağını bilmediği bir eyleme karşı hakkına ihlal edemeceği sanığın muhatabını bilmediğine karşı sorumlu olamayacağı bu eyleminde herhangi bir sanatçının parçasını veya tüm albümüne izinsiz olarak kopyalanması ve yayılması durumu olmadığı kabul edilmek suretiyle sanığın beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan duruşmalı yargılamada; "şüphelinin sorumlusu olduğu işyerinde bilirkişi raporunda belirtildiği üzere şüphelinin iş yerinde dolaylı olarak kazanç sağlamasına yardımcı olabilecek şekilde kendi iradesi ve isteği ile bilgisayardan youtube internet kanalı üzerinden müşteki meslek birliklerinin hak sahibi olduğu müzik eserlerini suç tarihinde hak sahibinin izni ve bilgisi olmadan işyerinde müzik eserlerini çalıp umuma iletilmesi sonucu manevi veya mali haklara tecavüz suçunu işlediği" şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluştuğundan bahisle sanığın 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi sanığın adlî sicil kaydının bulunmaması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmesine karşılık, sanığın suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararı gidermemesi gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi ... vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine dair kararının temyizi kabil olmayıp, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, B. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Şikâyetçiler ... ve ... Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçiler vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, D. Sanık Müdafiin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2019/5395 Esas, 2021/5074 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/13204, K. 2024/5754, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-13204-e-2024-5754-k-1bbbdc5d6fff