Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11965 E. 2023/2006 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11965
Karar No
2023/2006
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1632 sayılı Yasaya muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 20.06.2015-11.10.2015, 14.10.2015-01.12.2015, 03.12.2015-17.12.2015, 19.12.2015-16.03.2016 HÜKÜM :Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık hakkında, 05.06.2011-30.11.2011 tarihleri arasındaki eylemi nedeniyle gözlem altına alındığında tanzim edilen, Gata Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 01.02.2012 tarihli ve 742 sayılı Sağlık Kurulu Raporuyla, “Disosyal kişilik bozukluğu” tanısı konularak, “askerliğe elverişlidir” kararı verildiği, Askerî Mahkemece, bu rapora istinaden istenmesi üzerine aynı Hastanece tanzim edilen ve sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu, alkol kullanımının süreklilik kazanmadığı ve TCK’nın 32’nci maddesinden yararlanamayacağı tespitlerini içeren 20.05.2016 tarihli, 166 sayılı Ek Rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; Ek Raporun dayanağı olan Sağlık Kurulu Raporunun, sanığın temyiz konusu eylemlerini gerçekleştirmesinden üç yıl önce tanzim edilmiş olması, dosya münderecatına göre sanığın suç tarihlerinden önce 25.08.2010-05.09.2010, 15.11.2010-28.02.2011, 05.06.2011-30.11.2011, 30.05.2012-14.08.2014, 14.08.2014-24.11.2014, 24.11.2014-27.02.2015 ve 27.02.2015-18.06.2015 tarihleri arasında da benzer eylemlerde bulunduğu, başka bir firar suçuna ait 09.10.2014 tarihli iddianamede, sanık hakkında daha önce işlediği bir firar suçundan tesis edilip kesinleşen hapis cezasını havi hükmün infaz edildiğinin belirtildiği, yine sanığın 05.04.2016 tarihi itibarıyla dört ayrı firar suçundan hükümlü olarak cezaevinde bulunduğunun belirtildiği, ayrıca arkadaşının eşyasını çalmak suçundan kesinleşen hüküm ile de mahkûmiyetinin bulunduğu nazara alındığında, sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığı ve cezaî ehliyetinin bulunup bulunmadığı konularında ortaya çıkan şüphenin giderilmesi bakımından, sanık hakkında tanzim edilmiş tüm hükümler ile infaz evrakının, psikiyatrik muayene ve tedavilerine ait tüm belgelerin onaylı ve okunaklı suretlerinin temininden sonra psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayene ettirilmesi ve gerek görülmesi hâlinde gözlem altına alınması gerekmektedir. Sanığın suç tarihinde askerliğe elverişsiz olduğunun saptanması halinde sırf askeri suçlardan olan firar suçunun faili olamayacağı ihtimalinin bulunması karşısında; TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre ... bir kişinin askerliğe elverişli olup olmadığı konusunda karar vermeye yetkili sağlık kuruluşlarının sağlık kurulları olduğu gözetildiğinde sanığın Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sağlık kurulu raporu vermeye yetkili en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilerek psikiyatrik yönden suç tarihinde askerliğe elverişli olup olmadığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının sağlık kurulu raporu ile tespit ettirilmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihleri 20.06.2015 - 11.10.2015, 14.10.2015 - 01.12.2015, 03.12.2015 - 17.12.2015 ve 19.12.2015 - 16.03.2016 yerine yalnızca 11.10.2015, 01.12.2015, 17.12.2015, 16.02.2016 yazılarak karışıklığa neden olunması, 2-TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının 20 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği halde infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksitler arasındaki sürenin gösterilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Sanık ... hakkında, hukuki kesintileri olmakla beraber farklı suç tarihlerinde 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a maddesi kapsamında askerlikten firar suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının açık yargılama sonrasında mahkumiyetine ilişkin verilen hükümlerin, sanık müdafii tarafından temyiz istemi üzerine, heyetimizce yapılan temyiz incelemesi sırasında sayın çoğunluğun sanığın mahkumiyetine yönelik hükümlerinin eksik soruşturma ile verildiği gerekçesi ile bozulmasına ilişkin kararına karşın, dosyada usulen eksik bir araştırma bulunmadığı suçun yerel mahkemece sübutunda ve vasıflandırılmasında herhangi bir eksiklik veya yanlışlık bulunmadığı görüşünde bulunduğumdan sayın çoğunluğun görüşünün aksine, hükmün onanması gerektiği düşüncesinde bulunduğumdan bozma kararına katılamıyorum. Şöyle ki; Dosya kapsamına göre, sanığın daha önceleri de benzer suçlardan mahkum olduğu, bu dosyalar kapsamında alınan askerliğe elverişlilik raporlarının işbu dosya kapsamında değerlendirmeye konu edilemeyeceği, incelemeye konu dosya kapsamındaki suç tarihlerinde de ayrıca ayrıca değerlendirme yapılmak suretiyle askerliğe elverişsiz olup olmadığının saptanmasının gerekliliği vurgulanarak bozma kararı verilmiştir. Ancak, heyetimizce temyiz incelemesi yapıldığı esnada, sanık hakkında dosya kapsamına ilişkin olmayan aynı nevideki eylemleri ile ilgili olarak 01.02.2012 tarih ve 742 sayılı sağlık kurulu raporu dışında, işbu dosya kapsamındaki eylemleri ile ilgili olarak önceki karar atıf ile düzenlenen 20.05.2016 tarih ve 166 nolu ek raporda, bizzat şahıs sevk edilmese bile teknik bir konuda yine sağlık kurulu raporu ile sanığın askerliğe elverişli olduğu tıbbi kanaati tespit edilmiştir. İlgili sağlık kurulu, neticeye varamaması durumunda şahsı bizzat celp edip sonuç kanaatini oluşturabileceği gibi, evrak üzerinden de kanaat edinebilmesi durumunda zaten raporunu düzenleyebilecektir. Bu nedenle, dosyada mevcut 20.05.2016 tarih ve 166 sayılı sağlık kurulu raporunun içeriğinin doğruluğunun tespitine yönelik, yeniden rapor alınmasına gerek bulunmadığı görüş ve kanaati ile susul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/11965, K. 2023/2006, T. 27.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-11965-e-2023-2006-k-e229a4cf88b4