Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11355 E. 2024/6916 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11355
Karar No
2024/6916
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/344 E., 2021/738 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık hakkındaki erteleme kararının hukuka aykırı olmasına, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Önleme araması kararı uyarınca sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada, orijinal olmayan depodan 1000 lt kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık savunmasında, maddi sıkıntı nedeniyle kaçak motorin işine girdiğini beyan ederek atılı suçu kabul etmiştir. Dosyada mevcut İNÖNÜ-PAL analiz raporuna göre, ele geçen motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz, mineral yağ ile tağşiş edilmiş ve teknik düzenlemeye aykırı olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu eşyanın değerinin pek hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu anlaşılmıştır. Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma sonrasında ise gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının üçte bir indirim oranıyla, 45 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği görülmüştür. Nakil aracının, malen sorumlu ... adına tescilli, 2012 model BMC marka çekici olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre motorinin ele geçirildiği deponun zula niteliğinde olduğu, taşınan motorinin aracın taşıma yükü kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, aracın kasko değerinin 168.935,00 TL olduğu tespit edilmiştir. A. Gümrük İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesi Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Dosya kapsamına göre araç müsaderesinin hakkaniyete aykırı olacağının anlaşılması karşısında, Mahkemenin nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Gümrük İdaresi Vekilinin Mahkûmiyet Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması ve hüküm verilinceye kadar ödeme yapabileceğinin ihtarı yerine belirli bir süre içerisinde ödeme yapması gerektiği ihtar edilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Gümrük İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesi Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine dair hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, B. Gümrük İdaresi Vekilinin Mahkûmiyet Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.09.2024 tarihinde karar verildi. KISMÎ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Yerel Mahkemenin 02.09.2021 tarih ve 2021/738 sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir. Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan kalkar, kısmi kesinleşme olmaz. (... Kunter, Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin Ellinci Yılında Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, İstanbul 1973, s 97; ... Yenisey, ... Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, Ankara, Ekim 2017, s. 963; Veli Özer Özbek, M. ... Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, ... Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, Ankara 2011, s. 733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5-262/280 E-K; 26.12.1994, 1994/1-350/375 E-K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66-365 E-K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesince bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesi kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 12.09.2024

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/11355, K. 2024/6916, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-11355-e-2024-6916-k-d3a357e192ba