Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/9707 E. 2022/16130 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9707
Karar No
2022/16130
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ... hakkında, TCK’nun 267/1. maddesi uyarınca verilen hükme ve sanıklar ... ile ... hakkında 5607 sayılı Yasa uyarınca verilen hükümlere ilişkin temyiz taleplerinin incelemesinde; 1- Sanık ...’ın sürücülüğünü yaptığı, sanık ... adına kayıtlı olan araçta yapılan usulüne uygun aramada 552 karton kaçak sigara ele geçirilmesi ve sanık ...’in yakalanma sırasında diğer sanık ...’in kimlik bilgilerini kullanarak tutanağı imzalaması ve kollukta ifade vermesi nedeniyle sanık ... hakkında dava açılması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...’ın “olay günü sigaraları sanık ... ile birlikte yükledikleri, sanık ...’in sigaraları Van’a götürmesi karşılığında kendisine para teklif etttiği, o sırada kimliğinin yanında bulunmaması nedeniyle araçtaki ruhsat arasında bulunan Seracettin’e ait kimliği kullanarak ifade verdiği” şeklindeki beyanı karşısında; her iki sanığın olay tarihinde kullanımlarında bulunan GSM hatlarının suç tarihinden 1 hafta öncesi ve bir gün sonrasındaki “sinyal bilgileri ile HTS kayıtlarının” getirtilerek sanıklar arasında görüşme kaydı bulunup bulunmadığının ve birlikte aynı vericiden sinyal alıp almadıkları tespiti ile sonucuna göre sanık ...’in hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde yazılı şekilde eksik inceleme ile sanık hakkında hüküm tesisi, Kabule göre de; 1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu; Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2- Sanık ...’ın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5015 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerekmesi, 3- Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi, 4- Ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın ve sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/9707, K. 2022/16130, T. 07.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-9707-e-2022-16130-k-7b0c7e51b12c