Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8086 E. 2025/4961 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8086
- Karar No
- 2025/4961
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/235 E., 2014/651 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın uhdesinde ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması ve sanığın ikrarı ile tüm dosya kapsamına göre, sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Ulusal Yargı Ağı Projesi Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan sorgulamada; halen derdest olduğu anlaşılan Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/645 Esas sayılı dosyasında, iddianamedeki 29.01.2014 tarihli 1 no'lu eylemin inceleme konu eylemle aynı olup, 1 no'lu eylem nedeniyle ... hakkında, sanık ...'in 29.01.2014 tarihli kaçakçılık eylemine iştirak ettikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, yine iddianamedeki 31.01.2014 tarihli 2 no'lu ve 04.02.2014 tarihli 3 no'lu kaçakçılık eylemleri hakkında sanık ... hakkında diğer birtakım sanıklarla birlikte kaçakçılık suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmış olduğu ve bu eylemler ile incelemeye konu dosyadaki eylem arasında iddianame ile kesinti bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ...'in üzerine atılı kaçakçılık eylemlerinin zincirleme suça vücut verip vermediği, toplu kaçakçılık suçu kapsamında bulunup bulunmadığı yönüyle, anılan dosyanın birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilip, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5.Suça konu kaçak eşyanın müsaderesi sırasında, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinin gösterilmesi yerine, 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 6.5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesindeki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, araç kayıt maliki malen sorumlunun talimat mahkemesindeki beyanında; ... plaka sayılı aracı bankadan kredi kullanarak kredi ile aldığını, kredi taksitlerini ödeyemeyince aracını kredi taksitlerini ödemesi şartıyla... Kiralama adlı firmaya kiraya verdiğini, ... Kiralama firmasının daha sonra ... Kiralama firmasını devraldığını, kendisinin tanımadığı sanığın aracını bu firmadan kiralamış olduğunu beyan ederek... Kiralama firması ile aralarında yapmış oldukları bila tarihli kira sözleşmesi suretini dosyaya ibraz ettiği, sanığın da aşamalarda aracı kiralama firmasından kiraladığını belirttiği, dosyada bahse konu aracın ... Kiralama firmasınca 10.01.2014 tarihinde belirsiz süre ile sanığa kiralandığına dair soruşturma aşamasında ibraz edilen kira sözleşmesi aslının da bulunduğu ve dosyadaki takyidat kayıtlarından aracın üzerinde Koç Tüketici Finansmanı A.Ş lehine 20.10.2012 tarihinde tesis edilen rehin hakkı bulunduğu anlaşılmakla, tüm dosya kapsamına göre malen sorumlunun iyiniyet iddiasının eksikliğini ispat edilemediğinden nakil aracının sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan yazılı gerekçe ile müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ve malen sorumlunun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.