Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7457 E. 2024/11157 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7457
- Karar No
- 2024/11157
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/7 E., 2015/114 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'in temyiz istemi, süre tutum dilekçesinden ibarettir. 2. Sanık ... müdafiin temyiz istemi, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanık ...'in sürücüsü olduğu, diğer sanık ...'ın yolcu olarak bulunduğu 01 CRM 49 plaka sayılı araçta, Osmaniye 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/1224 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, zula tabir edilen gizli bölme içerisinde, toplam 2830 paket gümrük kaçağı sigara, 1500 adet cep telefonu ve 1520 adet cep telefonu bataryası ele geçirilmiş olup, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçen gümrük sigaralar ve cep telefonları hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dosya arasına alındığı ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında, cep telefonlarının gümrüklenmiş değerinin ise "fahiş" değer aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında, sanık ...'ın sürücü belgesi olmadığı için aracı kullanmasını istediğini, Kilis'e geldiklerinde aracı da alarak gittiğini, zulalı bölmede ele geçen eşyalardan bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, amcasının oğluna ait aracı emanet olarak aldıktan sonra zulayı araca kendisinin yaptırdığını, sürücü belgesi olmadığından yanına ...'i de alarak birlikte yola çıktıklarını, ele geçen eşyaları aracın zulasına Suriyeli şahıs ile birlikte yüklediklerini, yakalanmasaydı satmayı amaçladığını beyan etmiştir. Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ile sanık ... müdafiin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesinde düzenlenen fikrî içtima hükümleri uyarınca, en ağır cezayı gerektiren ve 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamışsa 1/2, yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş olup, 2. Suç tarihi ve ele geçen eşya itibarıyla kamu davasına katılma hakkı olmayan ... lehine vekâlet ücretine hükmolunması, 3. Suça konu gümrük kaçağı eşyaların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine uygulama yeri bulunmayan birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... ile sanık ... müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.