Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6260 E. 2025/3996 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6260
- Karar No
- 2025/3996
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/413E - 2023/627K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ... yönünden; Onama - Sanık ... yönünden; Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlerin katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bursa 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2011 tarihli ve 2013/741E. - 2015/483 K. sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde sanıkların CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, kamu malına zarar verme suçundan sanık ...'in CMK'nın 223/-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, karara karşı katılan kurumlar vekilleri ve sanık ... müdafinin temyiz kanun yoluna başvurusu üzerine; Dairemizin 24.03.2022 tarihli ve 2021/2217 Esas, 2022/2304 Karar sayılı ilamıyla; 5- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; Mülga Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.06.2013 tarih 9893 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanında yer alan, Bursa ili, Yıldırım ilçesi Balaban köyü H22D09D1B pafta, 4224 ada, 32 parselde hazine adına kayıtlı olan ve 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen yerde sanık tarafından 43.00 m2 lik kısmına ev yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında; dosya kapsamında bulunan Bursa Valiliği Defterdarlık Uludağ Milli Emlak Müdürlüğü tarafından gönderilen ecrimisil ihbarnamesinde 32 parselde 43.51 m2 lik bölümde ahşap bağ evi yaptığı ve işgal başlangıç tarihinin 26/01/2013 olarak belirtildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında 2000 yılında satın aldığı arsaya küçük bir bağ evi yaptırdığını belirttiği, mahallinde inşaat mühendisi tarafından icra edilen keşif neticesinde düzenlenen 05/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda sanık tarafından zemin katlı bir bina yapıldığının belirtildiği, ancak raporda suça konu izinsiz müdahalenin yapım zamanına ilişkin teknik verilere dayalı bir tespite yer verilmediği dikkate alınarak; Öncelikle inşaat mühendisi ve fen bilirkişilerinden oluşan üçlü bilirkişi heyeti eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak iddianameye konu izinsiz müdahalelerin tek tek irdelenmesi, suç tarihinin belirlenmesi açısından özellikle kullanılan malzemelerin cinsi, eskime durumu, renk değişimi, parlaklık/solukluk, dökülmeler, paslanma ve karbonlaşma ve diğer teknik özellikler de dikkate alınmak suretiyle müdahale tarihlerinin (suç tarihinin) ve böylelikle dava konusu uygulamaların sanık tarafından dava zamanaşımı süresi içerisinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 6- Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve kamu malına zarar verme suçları yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise; Sanık hakkında Mülga Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.06.2013 tarih 9893 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanında yer alan, Bursa ili, ... ilçesi ... köyü H22D09D1B pafta, ... ada, ... parselde hazine adına kayıtlı olan ve 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen yeri izin almaksızın kepçe ve dozerle kazdırıp dışarıdan moloz getirdiği iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; 02/01/2013 tarihli tutanakta sanık tarafından taşınmazın kazılarak altından büyük kayalar çıkarttığı, bu kayaları kırıcı ve kepçeyle kırdırarak kepçeyle biriktirdiği ve taşınmazın üzerinde bulunan 5-6 adet yaşları 40-50 olduğu tahmin edilen çam ağaçlarının diplerinin kazınmasından dolayı köklerine zarar verildiğinin belirtildiği, suça konu yerin tapuda hazine adına kayıtlı olması dikkate alındığında sanık eylemini hukuka aykırı zeminde gerçekleştirdiğinden taşınmazın sit alanında olduğunu bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, sanığın savunmasında suça konu yeri ağaçlandırarak toprak döküp bahçe haline getirdiğini belirttiği anlaşılmakla; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin vekalet ücretine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Arkeolog, ziraat mühendisi ve fen bilirkişisi refakate alınarak mahallinde yeniden keşif yapılıp, suça konu müdahaleler yerinde tespit edilerek, sanık tarafından gerçekleştirilen uygulamalar nedeniyle sit alanında zarar meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi, bu nitelikte bir zarar doğduğunun anlaşılması durumunda, başka herhangi bir husus araştırılmaksızın sanığın, TCK’nın 44. maddesi delaletiyle 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması, dava konusu uygulamalar sebebiyle zarar oluşmadığının tespit edilmesi halinde bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu yerde suç tarihi itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İl Özel İdaresi veya İlçe Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı ve eğer kurulmuş ise suça konu taşınmazın bulunduğu yerin, koruma uygulama ve denetim bürosunun yetki alanı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi veya aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, " gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde sanık ... yönünden zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle CMK 223/8 maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine, sanık ... yönünden 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK'nın 62, 52/2, 53, 51/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama ve düşme görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz isteği; Zamanaşımı süresinin dolduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; Sanık ... yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığına, atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 90.05.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre sanık ...'ın eylemine konu yapıya ilişkin ortofoto ve google earth görüntülerinde en erken 2006 yılında yapının mevcut halde olduğunun tespit edildiği, dosya arasına alınan abonelik başlangıç tarih bilgisine göre suça konu yerde 20.06.2002 başlangıç tarihli 16.1.29,0.0/5091320 Nolu abonelik bilgisinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde"... toplanan delillerin değerlendirilmesi yapıldığında, sanık ...'ın suça konu sit alanı yerine ilişkin bozma sonrası yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, suça konu yapıya ilişkin abonelik başlangıç tarihinin 2002 olduğuna dair müzekkere cevabı ile sanığın eylemine 1999 yılı ile 2009 yılı arasında gerçekleştirilmiş olabileceğinin tespitinin yapıldığı, bu nedenle söz konusu durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, sekiz yıllık olağan ve on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşılmakla sanık ... hakkında TCK 66 maddesi uyarınca olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşılmakla CMK 223/8 maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında ise suça konu sit alanı olan yerde 02/01/2013 tarihindeki tutanak ile söz konusu müdahalenin olduğunun tespitinin yapıldığı bu nedenle sanığın 2013 tarihinde sit alanı olan yerde izinsiz olarak fiziki müdahalede bulunduğu, bilirkişi heyetiyle yapılan keşif neticesinde düzenlenen raporda 40-50 yaşlarında 5 adet ağacın zarar gördüğü, ağaçların köklerinin zaman içerisinde kurumalara sebep olacağı tespit edilmiş olduğu ve suç tarihinde bu alanın birinci derece sit alanı olduğu anlaşılmakla" gerekçesiyle sanık ... hakkında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine sanık ... hakkında ise 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteği Bakımından; Yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, atılı suçun olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğunun Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2-Sanık ... müdafinin Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Bakımından; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 26.02.2014 tarihli sanık savunması olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı hüküm tarihinden önce 26.02.2022 tarihinde tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE; Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.